(4721 S. K. m. 684, 698, 699)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava bir adet taşınmazın paydaşlığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece satış kararı verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava konusu taşınmaz üzerinde bina ağaç vesaire gibi bütünleyici parça varsa bunlar M.K.684.maddesi gereğince arzın bütünleyici parçası sayılırlar ve paylaşmanın satış yoluyla yapılması halinde arzla birlikte satılması gerekir.Ancak bunların bir kısım paydaşlara aidiyetine ilişkin tapuda şerh varsa veya bu hususta tüm paydaşlar ittifak ediyorsa ve bütünleyici parça arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa o artışın tespiti için arzın ve bütünleyici parça dava tarihi itibariyle ayrı ayrı değerleri saptanır.Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur.Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhtesata isabet ettiği hesap edilir.Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesi de bu oranlar esas alınarak yapılır.Muhtesata isabet eden kısmı muhtesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara dağıtılır.
Olayımızda parsel üzerinde bulunan davacı ve davalıya ait ayrı ayrı yapıların 1998 Ceyhan depremi sonrasında ağır hasarlı olarak tespit edildiği ve halen oturulamayacak durumda oldukları anlaşılmıştır. Mahallinde yapılan 16.5.2003 tarihli keşif sonrası düzenlenen 24.6.2003 tarihli raporda binalar orta hasarlı kabul edilerek oran kurulmuş, 22.10.2003 tarihli keşif sonrası düzenlenen 14.11.2003 havale tarihli raporda ise binaların ağır hasarlı olmaları nedeniyle enkaz bedelleri belirlenmiş enkaz bedellerinin yıkım ve nakliye masraflarından daha az olduğu bildirilmiştir. Mahkemece iki rapor arasındaki çelişki giderilmeden ağır hasarlı ve halen oturulamayacak durumda olan yapıların taşınmazda ne şekilde değer artışı sağladığı tartışılmadan ilk keşif sonrası verilen raporlar uyarınca yazılı şekilde oran kurulması hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Sonuç:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 01.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy