(818 S. K. m. 256)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, akde aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının kiralananda kiracı olup kira sözleşmesi özel şartlar bölümünün 2. maddesine göre, kiralayana bilgi vermek ve masrafları kendisine ait olmak koşulu ile kiralananda zorunlu tadilat yapabileceğini, oysa iş yerinde asma katın ön cephe hizasına kadar kapatıldığını ve demir merdiven yaptırılarak buraya çıkışın sağlandığını, iş yerinde bölmeler yaptırıldığını, bölmelerden birinin mutfak olarak kullanıldığını, kiralananda yaptırılan değişiklik ve tadilatların projeye, imar mevzuatına ve sözleşmeye aykırı olduğunu belirterek, davalının kiralanandan tahliyesini talep etmiştir. Davalı, duruşmalara gelmemiş ve bir beyanda bulunmamıştır.
Akde aykırılık olgusunun kabul edilebilmesi için, davalıya uygun süre tanınarak ihtarname tebliğ olunması, buna rağmen akde aykırılığın sürdürüldüğünün tespit edilmesi gerekir. Taraflar arasında akdedilen 1.9.2001 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesinin özel şartlar bölümünün ikinci maddesinde kiracının önceden bilgi vermek ve masrafları kendisine ait olarak zorunlu tadilat yapabileceği kararlaştırılmıştır. Davacı, keşide ettiği ihtarnamede davalının kiralananda yaptığı tadilatların imara ve projeye aykırı olduğunu ileri sürerek yapılan değişikliklere derhal son verilmesini, tadilatların derhal durdurulmasını istemiştir. Davalıya gönderilen 1.11.2002 keşide tarihli ihtarnamede akde aykırılığa derhal son verilmesi istenmiş, herhangi bir süre verilmemiştir. Akde aykırılığın derhal giderilmesi sözcüğü yeterli olmadığından ve davalıya yukarıda açıklandığı üzere yasaya uygun ihtarname keşide edilmediğinden mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bundan zühul olunarak yazılı şekilde karar verilmesi hatalı görüldüğünden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 5.4.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy