(818 S. K. m. 260)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava itirazın iptali, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve yüzde kırk oranında icra inkar tazminatı ödenmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece itirazın 75.000.000.-TL miktar üzerinden kaldırılmasına, takibin devamına, bu miktarın yüzde kırkı oranında icra inkar tazminatı ödenmesine ve kiralananın tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalı kiracının 1.8.1999 başlangıç tarihli kira sözleşmesine istinaden kiralananda bulunduğunu, davalının dört yıllık kira bedelini ödememesi nedeniyle aleyhine icra takibi yaptıklarını, davalının icra takibine haksız itirazda bulunduğunu öne sürerek itirazın iptaline, kiralananın tahliyesine ve yüzde kırk oranında icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olmadığını, kira sözleşmesinin davacı imzasını taşımaması nedeniyle geçerli sayılamayacağını, ilk yıl kirasını peşin, 2000 yılı kirası olarak da 75.000.000.-TL ödediğini, ayrıca dükkanda tadilat, elektrik sayacı ve davlumbaz için 370.000.000.-TL masraf yaptığını, temerrüdün söz konusu olmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Davacı vekili, 30.1.2003 günlü oturumda yıllık kira miktarının 75.000.000.-TL olduğunu, bu miktarı aşan kira taleplerinden vazgeçtiklerini açıklamış, davacı asil de karakolda verdiği 24.1.2003 günlü ifadesinde tarih belirtmeksizin davalıdan 225.000.000.-TL kira alacağını tahsil ettiğini bildirmiştir. Taraflar arasındaki 1.8.1999 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesinin başlangıç tarihine göre de 2002 yılı kira parası takip tarihi olan 7.2.2002 tarihinde muaccel hale gelmemiştir. Bu durumda takip tarihinde muaccel hale gelmeyen 2002 yılı kira parasının istenemeyeceği ve davacının yukarıda sözü edilen karakoldaki ifadesi de dikkate alınarak uyuşmazlığın buna göre çözümlenmesi gerekirken, bundan zühul ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 06.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy