(818 S. K. m. 256) (6570 S. K. m. 7)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, akde aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkeme istem gibi karar vermiş, hükmü davalı vekili temiyz etmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının belediyeye ait 1 ve 2 nolu hizmet binalarında bulunan çay ocaklarını yıllık 181.500.000.-TL bedelle 26.7.2002 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli sözleşme ile kiracı olduğunu, davalının sözleşmenin 6 ve 9.maddelerine aykırı davrandığını, akde aykırılığın giderilmesi için süreli ihtar keşide ettikleri halde süresinde akte aykırılığı gidermediğinden kiralanandan tahliyesini istemiştir. Davalı vekili ise davayı kabul etmediklerini, onsekiz yıldır kiracı olduklarını, kiralananı sözleşmeye uygun olarak kullandıklarını, davacının açmış olduğu davalar red edilince bu davanın açıldığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Taraflar arasında düzenlenen ve karşı konulmayan 27.7.1995 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli sözleşmede davalı, davacı belediyeye ait 1 ve 2 nolu hizmet binalarında bulunan çay ocaklarının kiracısıdır. Sözleşmenin özel şartlarının "altıncı maddesinde her türlü onarım ve bakım giderleriyle elektrik, su alınması halinde buna ilişkin giderler elektrik ve su ücretleri kiracıya aittir, tadilat yapamaz. Tadilat için belediyeden izin alınması gerekir". "Dokuzuncu maddesinde ise, kiracı işletmeye açtığı yeri temizlik, sağlık kuralları ve bu konuda konmuş bütün yönetmeliklere uygun olarak çalıştırmak zorundadır. Çalışacak personelinin tümü mavi kumaştan yapılan ceket tipindeki sol göğüs üstünde tek, altta iki büyük cep olacak şekilde birer ceket giyecekler ve sol göğüs üstünde adı soyadı yazılı birer rozet takacaklardır" hükmüne yer verilmiştir. Akde aykırılığın kiralananın bizzat kullanılması ile ilgili olması gerekir. Davacının iddia ettiği, ihtar ve dava dilekçesinde belirtilen hususların kiralananın bizzat kullanılması ile ilgili bulunmadığından davanın reddi gerekirken, bundan zühul ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç:Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 12.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy