(818 S. K. m. 260) (6570 S. K. m. 7/e) (1086 S. K. m. 237)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın kesin hüküm sebebiyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalı kiracının 2002 yılı Kasım ayı kira parasını kendisine tebliğ edilen ihtarnamede verilen otuz günlük süreden sonra ödediğini öne sürerek davalının temerrüt nedeniyle kiralanandan tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili kiralayan durumunda olmayan mal sahibi davacının dava açma hakkının bulunmadığını, kesin hüküm sebebiyle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Bir davada kesin hükmün varlığından sözedebilmek için önceki dava ile görülmekte olan davanın taraflarının, konusunun ve sebebinin aynı olması gerekir. Bunlardan birinin eksik olması halinde kesin hükümden sözedilemez. Davacı tarafından davalı aleyhine ikame edilen İstanbul 3.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2003/87-182 sayılı dava dosyasında iki haklı ihtar nedeniyle açılan kiralananın tahliyesine ilişkin davanın kira sözleşmesindeki muacceliyet şartı nedeniyle reddine karar verilmiş ve bu karar 26.3.2003 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı 13.3.2003 tarihinde açtığı iş bu dava ile Borçlar Kanununun 260.maddesine dayanarak temerrüt sebebiyle akdin feshi ve davalının kiralanandan tahliyesini istemiştir. Önceki davada davacı 6570 Sayılı Yasanın 7/e maddesinde düzenlenen bir yıl içinde iki haklı ihtarın bulunması sebebine dayanmakta, bu davanın sebebini ise Borçlar Kanununun 260. maddesinde ifadesini bulan otuz gün süreli ihtara rağmen ödeme yapılmaması teşkil etmekte olup iki davanın hukuki sebebi farklıdır. Bu durumda ortada kesin bir hükmün varlığından söz edilemeyeceğinden işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 13.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy