(4721 S. K. m. 698, 699) (3194 S. K. m. 45)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava; paydaşlığın satış suretiyle giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, paydaşlığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmiş ve hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili, davaya konu edilen ve satışına karar verilen Bartın İli Merkez Kurt köyünde kain pafta 2 ve parsel 94 sayılı taşınmazda davacıların miras bırakanı Mehmet ile davalı Ömer'in eşit olarak paydaş olduklarını, arz üzerinde bulunan dört katlı kargir bina ile samanlık, ahır ve kuyunun davacılara ait olduğunu ve pay miktarı ve paydaş sayısı itibariyle taşınmazın aynen bölüşülmesinin mümkün bulunmadığını ileri sürerek paydaşlığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava konusu taşınmazın 1/2 payının kendisine ait olduğunu ve davacıların kabul etmemeleri halinde aynen bölünmesinin mümkün bulunduğunu savunarak paydaşlığın aynen bölünme suretiyle giderilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacılar payının müşa bırakılması halinde aynen bölünmenin mümkün olduğu belirtilerek, davacıların müşa bırakılma istemini kabul etmemeleri, taşınmazın yüzölçümü, konumu, pay miktarı ve paydaş sayısı itibariyle paydaşlığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Dava konusu olan ve satışına karar verilen 94 parsel sayılı taşınmaz Bartın İli Merkez Kurt Köyü yerleşik alan tespit sınırları içinde kalmaktadır. Belediye mücavir alan sınırları dışında planı bulunmayan köy ve mezraların yerleşik alanlarında uygulanacak esaslar, 3194 sayılı İmar Kanunu ile birlikte yürürlüğe giren "Belediye ve Mücavir Alan Sınırları İçinde ve Dışında Planı Bulunmayan Alanlarda Uygulanacak İmar Yönetmeliği" nin 43 ve takip eden maddelerinde gösterilmiştir. Bu esaslar çerçevesinde aynen bölünmenin mümkün olup olmadığının ayrıntılı ve gerekçeli bir biçimde bilirkişi raporuyla saptanmadan eksik incelemeyle yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı olduğu şekilde hüküm verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm, bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 16.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy