(7201 S. K. m. 35) (4721 S. K. m. 694)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir adet taşınmazın paydaşlığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece taşınmazın satışına karar verilmiş, hüküm davalılar İbrahim, Dursun, Mustafa ve Mehmet G. tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, tarafların dava konusu edilen 8 No'lu parsele birlikte malik olduklarını, taşınmazın aynen bölünmesi ya da satışı konusunda anlaşamadıklarını belirterek, taşınmazın aynen bölünmesini, mümkün değil ise satışı suretiyle paydaşlığın giderilmesini talep etmiştir. Davalı Mehmet G., tapu paydaşı Ali G. mirasçılarına dava dilekçesinin tebliğ edilmediğini, taraf teşkilinin sağlanmadığını, davanın haksız açıldığını, dava konusu edilen taşınmazın nizalı olup eksik ve yanlış tahsisler nedeniyle idari yargıda açılan davaların devam ettiğini, paydaşlarla anlaşma yoluna gidilmeden ve hukuki ihtilaflar giderilmeden, hukuksal mesnetten yoksun, hakkaniyete ve nesafet ilkelerine aykırı açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili, takdiri mahkemeye bıraktıklarını beyan etmiştir. Diğer davalılar duruşmalara katılmamış bir beyanda bulunmamışlardır.
Paydaşlığın giderilmesi davaları, paylı ve elbirliği mülkiyetine konu mallarda, paydaşlar ya da ortaklar arasındaki hukuki ilişkiyi sona erdiren, birlikte mülkiyetten ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Paydaşlar ya da ortakların tümünün davada yer almaları ve böylece taraf teşkilinin sağlanması zorunludur.
Dava konusu edilen 8 parsel No'lu taşınmazın paydaşlarından Şahinder, Şeref ve G. Yaralı ile paydaş Ali G. mirasçıları Dursun G. (A.) ve Mustafa G. adına çıkarılan tebligatlar adı geçenlerin belirtilen adreslerden ayrılmaları üzerine iade edilmiştir. Mahkemece de aynı adreslere Tebligat Kanununun 35. maddesi gereğince dava dilekçesinin tebliği sağlanmıştır. Tebligat Kanununun 35.maddesine göre daha önce kendisine tebligat yapılan kimsenin adresinden ayrılması ve adres değişikliğini bildirmemesi halinde bu madde hükmüne göre tebligat yapılması gerekir. Yukarıda isimleri yazılı davalılara ise hiç tebligat yapılmadığından Tebligat Kanununun 35.maddesi gereğince yapılan tebligatlar usulsüzdür. Mahkemece adı geçen davalılara usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğ edilmesi, taraf teşkilinin sağlanması ve ondan sonra işin esasının incelenmesi gerekirken, bundan zühul ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı görüldüğünden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 12.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy