(4721 S. K. m. 698, 699)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir adet taşınmazın paydaşlığının giderilmesi isteğine ilişkindir. Mahkeme davanın reddine karar vermiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Paylı mülkiyetin sona ermesini düzenleyen 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunun 698 ve 699.maddesi uyarınca hukuki bir işlem gereğince veya paylı malın sürekli bir amaca özgülenmiş olması sebebiyle paylı mülkiyeti devam ettirme yükümlülüğü bulunmadıkça paydaşlardan her biri malın paylaşılmasını isteyebilir. Bölme istemi durum ve koşullara uygun görülmezse ve özellikle paylı malın önemli bir değer kaybına ugramadan bölünmesine olanak yoksa açık artırmayla satışa hükmolunur.
Olayımızda; davacı, dava konusu edilen taşınmazın satılarak bedelinin bölüştürülmesini istemiş, davalı aynen bölüşülmesinin mümkün bulunduğunu, esasen taşınmazın rızaen bölündüğünü ve o şekilde kullanıldığını savunmuştur. Mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda imar yasası ve mevzuatı uyarınca aynen bölünmenin mümkün olmadığı bildirilmiştir. Bu durumda aynen bölüşülmesi mümkün olmayan taşınmazın satışına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunduğundan hükmün bozulması icap etmiştir.
Sonuç:Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 13.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy