(4721 S. K. m. 2, 732, 734)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, önalım hakkı nedeniyle davalıya ait payın iptali ve tesciline ilişkindir. Mahkemece istem gibi karar verilmiş ve hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay'ın yerleşen içtihatlarına göre önalım davasına konu edilen payın ilişkin olduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak bölüşülüp her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin tasarrufundaki yeri ve ona tekabül eden payı bir üçüncü kişiye satarsa satıcı zamanında o yerde hak iddia etmeyen davacının tapudaki pay satışı şeklinde yapılan işlem nedeniyle önalım hakkını kullanması Medeni Kanunun 2.maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz.
Önalım hakkına konu edilen payın ilişkin olduğu tarlanın önce iki kardeşe aitken ölümlerinden sonra mirasçıları arasında bölündüğü kuzey kısmını Ali Ç. mirasçılarının, güney kısmını ise Mehmet Ş. ve oğlu Mehmet A. mirasçılarının kullandığı, Mehmet A.'in yedi kızı arasında yerin bölündüğü halen 8787 m2'lik kısmın davacı ve kardeşleri Hanife ve Ayşe 'nin tasarruflarına ayrıldığı, 6844 m2'lik diğer bir parçanın Emine Ç. mirasçıları tarafından tasarruf edilmekte iken davalıya satıldığı tanık anlatımları yerinde yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının şufa hakkını kullanması iyi niyet kuralı ile bağdaşmayacağından davanın reddine karar vermek gerekirken, aksi görüşle yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 13.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy