(1086 S. K. m. 38)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir adet taşınmazın paydaşlığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili, dava dilekçesinde, tarafların dava konusu edilen 14 No'lu parsele birlikte malik olduklarını, taşınmazın taraflar arasında rızaen bölüşülmesinin mümkün olmadığını belirterek taşınmazın satışı suretiyle paydaşlığın giderilmesini talep etmiştir. Davalılar kayyımı vekili davaya bir diyeceklerinin olmadığını beyan etmiştir.
Paydaşlığın giderilmesi davaları, paylı ve elbirliği mülkiyetine konu mallarda paydaşlar ya da ortaklar arasındaki hukuki ilişkiyi sona erdiren, birlikte mülkiyetten ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Davanın bu özelliği sebebiyle ve paydaşlar ya da ortaklar arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunduğundan tüm paydaşların ya da ortakların davada yer alması ve böylece taraf teşkilinin sağlanması zorunludur.
Dava konusu edilen taşınmazda 118/144 pay maliki Ahmet D. her ne kadar davada taraf olarak gösterilmiş ise de, adı geçen paydaşın dava açılmasından önce 24.7.1996 tarihinde öldüğü dosyada bulunan nüfus kaydından anlaşılmaktadır. Bu durumda yukarıda açıklandığı şekilde Ahmet D. mirasçılarının davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, bundan zühul olunarak yazılı şekilde karar verilmesi hatalı görüldüğünden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 19.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy