(818 S. K. m. 248, 260)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı-davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve 10.000 Dolar kira alacağının tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne, temerrüt nedeniyle davalının kiralanandan tahliyesine ve kira parasının Türk Lirası karşılığı 6.757.500.000 TL. davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre temyiz eden davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının dava konusu edilen altı adet iş yerinde 30.11.2000 tarihli kira sözleşmesi ile yıllık 10.000 Dolar bedelle kiracı olduğunu, kira parasının yıllık peşin ödenmesi gerekirken davalının 30.11.2001-30.11.2002 dönemi kirasını ödememesi nedeniyle kendisine temerrüt ihtarnamesi gönderildiğini, davalının ödemede bulunmayarak temerrüde düştüğünü belirterek, davalının kiralanandan tahliyesini ve 10.000 Dolar kira alacağının tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, kiralananda müvekkilinin değil, H.... Ltd. Şti.'nin kiracı olduğunu, kira sözleşmesinin anılan şirket ile taşınmazın paydaşları arasında akdedilen kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayanılarak hazırlandığını, taşınmazın paylı mülkiyete konu olup diğer paydaşların kiralarının da kiracı tarafından ödendiğini, davacının tüm paydaşların kiralarının kendisine ödenmesi konusunda önceden davalıya ihbarda bulunmadığını, bir kira yılı içinde iki haklı ihtar gönderilmediğini ve ihtarnamelerin kiracı şirket yerine davalıya gönderildiğini, davanın reddini savunmuştur.
Davacının dayandığı 30.11.2000 başlangıç tarihli ve dokuz yıl süreli kira sözleşmesinin ön sayfasında kiracının kim olduğu yazılmamış, akdin özel şartlar 5. maddesinde iş yerlerinin üçüncü şahsa satılması halinde dahi kontratın geçerli olacağı, hiçbir şekilde H....'in dükkanları boşaltmaya mecbur edilemeyeceği kararlaştırılmıştır. Sözleşme de "H.... Ahmet Kızılkaya" olarak imzalanmıştır. Yapılan keşif sırasında dinlenen tanık Şaban S., kiralananın bir bütün olarak H.... Ltd.Şti. tarafından Bellona Bayisi olarak kullanıldığını, davalının şirket müdürlüğünden ayrıldığını beyan etmiştir. Gerek sözleşme içeriğinden, gerek keşif sırasında tespit edilen durumdan ve tanık beyanından kiralananda kiracı olanın davalı değil, H.... Ltd.Şti. olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda kiracı olmayan davalı hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bundan zühul olunması hatalı görüldüğünden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç:Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 19.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy