(4721 S. K. m. 698, 699)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava dört adet taşınmazın paydaşlığının giderilmesine ilişkindir. Mahkeme satış suretiyle paydaşlığın giderilmesine karar vermiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili Antalya ili Kaş ilçesi Kınık beldesinde bulunan 600,601,1200 ve 1275 nolu parsellerin bölünmesi mümkün olmadığından satış suretiyle paydaşlığın giderilmesini istemiştir. Davalılar taksim edilmesini savunmuşlardır.
Satış yoluyla paylaştırılması istenilen taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs. gibi bütünleyici parça bulunuyorsa ve bunların da bir kısım paydaşlara aidiyetine ilişkin olarak tapu da şerh varsa veya bu hususta tüm paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve bütünleyici parça ana taşınmazın değerinde bir artış öngörüyorsa o takdirde oran kurulması ve satış parasının bu oran esas alınarak dağıtılması gerekir. Oran kurulurken arzın ve bütünleyici parçaların değeri ayrı ayrı belirlenir. Bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri saptanır. Bulunan bu toplam değerin yüzde ne kadarının arza, ne kadarının bütünleyici parçaya isabet ettiği hesap edilir. Satış sırasında elde edilecek bedelin bölüştürülmesi de bu esaslara göre yapılır. Bütünleyici parçalara isabet eden kısmın sadece bütünleyici parça sahiplerine, arza isabet eden kısmında payları oranında tüm paydaşlara verilmesi icap eder.
Dava konusu edilen ve satışına karar verilen 600 ve 601 parsel üzerinde paydaşlara ait bina ve seraların olduğu keşfen tespit edilmiş bunların kimlere ait olduğu konusunda tüm paydaşlar ittifak etmişlerdir. Muhtesatlarla ilgili oran kurularak satış bedelinin bu oranlar dahilinde dağıtılmasına karar verilmiş ise de oran kurulurken her zaman sökülüp götürülmesi mümkün olan seranın da arzın bütünleyici parçası gibi muhtesat bedeline dahil edilmesi doğru değildir. Bu nedenle arz üzerinde bulunan bütünleyici parçaların yukarıda açıklanan esaslar çerçevesinde her bir paydaşa ait muhtesat bedellerinin ayrı ayrı oranlamalarının yapılarak satış bedelinin bu oranlar dahilinde muhtesat bedellerinin muhtesat sahiplerine, arz bedelinin de payları oranında paydaşlara verilmesi gerekir. Kabule göre de tüm parsellerin satışı halinde elde edilecek paranın kurulan oranlar ya da payları oranında dağıtılmasına karar verilmesi gerekirken satışın bilirkişi raporunda belirtilen değerin esas alınarak yapılmasından da söz edilerek infazda tereddüt uyandıracak şekilde hüküm kurulması da doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 26.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy