(4721 S. K. m. 644)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılar ve davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Uyuşmazlık beş adet taşınmazın ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece 111 ada 2 parsel, 101 ada 3 parsel ve 119 ada 6 no'lu parselin aynen taksim suretiyle, 119 ada 2 parsel ve 106 ada 30 parselin satış suretiyle ortaklığının giderilmesine karar verilmesi üzerine hüküm davacı ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere ve karar yerinde yazılı gerekçeye göre davacının tüm parsellere, davalıların ise 111 ada 2 parsel, 119 ada 2 parsel, 101 ada 3 parsel ve 106 ada 30 parsele yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalıların 119 ada 6 nolu parsele yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir. Bu nedenle davacının satış suretiyle paylaşma istemesi davalıların aynen paylaşma istemesine engel teşkil etmez.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davalarında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ile imar mevzuatına göre aynen bölüşmenin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Taşınmazın önemli ölçüde bir değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilemez. Keza paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz.
Aynen bölünerek paylaştırmanın (taksimin) mümkün olması durumunda bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para (ivaz) eklenerek denkleştirme sağlanır. Davada paydaşlar arasında anlaşma olmadıkça hakim kendiliğinden bazı taşınmazların bir kısım paydaşlara, kalanın diğer paydaşlara verilmesi şeklinde aynen bölünerek paylaştırmaya karar veremez.
Aynen bölünerek paylaştırma (taksim) halinde teknik bilirkişiye ifraz (taksim) projesi düzenlettirilerek bu projeye göre taşınmaz Belediye veya mücavir alan hudutları içerisinde ise Belediye Encümeninden karar alınmak suretiyle belediyeden, Belediye dışında ise İl İdare Kurulundan İmar Yasası ve Yönetmeliğine göre bölüşmenin (taksimin) mümkün olup olmadığı sorulur. İfraz projesinde kimlere nerelerin verileceği konusunda paydaşlar anlaşamazlar ise hakim huzurunda kura çekilerek belirlenir.
Onay makamından olumsuz cevap gelmesi halinde paydaşlığın (ortaklığın) satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi gerekir.
Olayımıza gelince:119 ada 6 no'lu parselin üzerinde bulunan muhtesatların aidiyeti konusunda taraflar arasında ihtilaf olmadığından muhtesatların ait olduğu arazi bölümünün muhtesat sahiplerine, diğer kısımların ise muhtesat sahibi olmayan paydaşa verilmesi, değerler arasında bir farklılık belirlenirse bunun ivaz ilavesi suretiyle giderilmesi sonucu hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte yazılı nedenlerle davacının tüm parsellere, davalıların 111 ada 2 parsel, 119 ada 2 parsel,101 ada 3 parsel ve 106 ada 30 nolu parsellere yönelik temyiz itirazının reddi ile hükmün bu parsellere ilişkin kısmının ONANMASINA, 2 no'lu bentte yazılı nedenlerle davalıların 119 ada 6 nolu parsellere yönelik temyiz itirazının kabulü ile hükmün 119 ada 6 nolu parsele ilişkin bölümünün BOZULMASINA, onanan kısım için taksimine karar verilen gayrimenkulden payına isabet edenin kıymeti üzerinden %03.6 hesabı ile tahakkuk edecek onama harcından peşin alınan 14.00.-YTL’nın mahsubu ile bakiyesinin temyiz edenden alınmasına, taşınmazın satış bedelinden payına düşecek paranın binde 9 oranında hesaplanacak onama harcının temyiz edenden alınmasına, 21/10/2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)