(818 S. K. m. 256)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava akde aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece istem gibi karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili, davalının müvekkiline ait konutta kiracı olduğunu, kiralananın yan pencereleri ve arka balkonun kapısı dışındaki yerlerin müvekkillerine haber vermeden ve muhalefetlerine rağmen siyah boyalı demir doğrama ile kapattığını, bölgede hırsızlık olaylarının artması nedeniyle bunun üst katta oturan müvekkilesi ve ailesinin güvenliğini de tehlikeye attığını, sözleşmenin 4. maddesine aykırı olarak yaptırılan korkulukların süreli ihtara rağmen kaldırılmadığını iddia ederek akde aykırılık nedeniyle davalının tahliyesini talep etmiştir. Davalı vekili, bölgede hırsızlık olaylarının arttığını, sık sık yurt dışına gittiğini, can ve mal güvenlikleri için emniyet tedbiri almak zorunda kaldıklarını, davanın reddini savunmuştur.
Taraflar arasındaki kira sözleşmesi 01.02.2000 başlangıç tarihli, bir yıl sürelidir. Özel şartlar 4. maddede "kiracı mecurda mal sahibinin onayı olmadan değişiklik yapamayacaktır, özellikle duvarlarda katiyyen değişiklik yapamaz..." hükmü yer almaktadır. Mahallinde yapılan keşif sonrası düzenlenen 01.02.2005 tarihli bilirkişi raporunda kiralananın zemin katta olduğu, korkulukların davalının emniyeti için gerekli bulunduğu, binanın estetiğini bozmadığı, bu nedenle kaldırılmasının gerekmediği bildirilmiştir.
Her ne kadar sözleşmenin 4. maddesinde onay alınmadan tadilat ve değişiklik yapılamayacağı yazılı ise de kiralanan zemin katta olup bölgede hırsızlık olaylarının arttığı tarafların kabulündedir. Davalının sık sık yurt dışına çıktığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Davalı tarafından yaptırılan korkulukların güvenlik için zorunlu olduğu ve bina estetiğini bozmadığı da bilirkişi raporunda bildirilmiştir. Can ve mal emniyetini sağlamak amacıyla yaptırılan korkulukların kaldırılmaması sözleşmesinin feshini ve kiralananın tahliyesini gerektirmez. Davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle tahliye kararı verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK'nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temiz edene iadesine 16.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy