(4721 S. K. m. 2, 732)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara davetiyeler gönderilmişti. Belli günde davalı vekili Av. Fatma Tuba Özdemir geldi. Davacı vekili gelmedi. Gelenin sözlü açıklaması dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava önalım hakkı sebebiyle iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece istem gibi karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili müvekkilinin 15.10.1993 günlü harici satış sözleşmesi gereği dava konusu parsel üzerindeki 1 nolu dükkanı satın aldığını, 30.4.1998 tarihinde de taşınmazdan 74/1460 pay satın aldığını, müvekkilinin zilyedliği altında bulunan bu yerin davalı tarafından işgal edilmesi üzerine davalının taşınmazdan hisse satın aldığını öğrendiğini öne sürerek önalım hakları sebebiyle davalı adına olan payın iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili üzerine bina inşaa edilen taşınmazda kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulmadığından hisse satışlarının topraktan daire satın alma şeklinde yapıldığını, bağımsız bölümlerin fiilen belirlenerek paydaşlarca kullanılmaya başladığını bu nedenle davacının önalım hakkını kullanmasının dürüstlük kurallarıyla bağdaşmadığını ayrıca davanın bir aylık hak düşürücü süre geçirildikten sonra açıldığını, davanın reddini savunmuştur.
Önalım hakkına konu payın ilişkin olduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin tasarrufundaki yeri ve ona tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa satıcı zamanında o yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda pay satışı nedeniyle yapılan işlem nedeniyle önalım hakkını kullanması satış tarihinde yürürlükte bulunan Medeni Kanunun 2. maddesinde yer alan objektif iyi niyet kuralı ile bağdaşmaz. Dava konusu payın ilişkin bulunduğu parsel üzerinde 7 katlı 16 daire ve bir işyerinden müteşekkil bir bina bulunduğu paydaşlarca bu dairelerin kullanıldığı, davacının da dava dilekçesinde bu binadaki 1 nolu dükkanı satın aldığını açıkladığı dikkate alındığında tapuda yapılan işlemin pay satışı olmayıp bağımsız bölüme ilişkin satış olduğu davacının davalıya yapılan bu satış nedeniyle önalım hakkını kullanmasının dürüstlük ilkeleri ile bağdaşmayacağı ve hakkın kötüye kullanılması niteliğinde bulunduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken bundan zühul olunarak yazılı şekilde hüküm tesisi hatalıdır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA ve Yargıtay duruşması için takdir olunan 375.000.000.TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 13.07.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy