(818 S. K. m. 266/2)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı-davacı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara davetiyeler gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av.A.K. geldi, gelenin sözlü açıklaması dinlendi, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava depozito alacağı nedeniyle yapılan icra takibine itirazın iptali isteğine ilişkindir. Mahkeme itirazın kısmen iptaline karar vermiş, hüküm her iki taraf vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Kiralananın davacı kiracının verdiği taahhütname gereğince 31.08.2002 tarihinde tahliye edildiği ihtilafsızdır. Taraflar arasındaki 09.09.1996 başlangıç ve bir yıl süreli kira sözleşmesinin özel şartlar bölümünün 9. maddesinde tahliye anında mecurun temiz kullanılır şekilde kiralayana teslim edileceği, 11. maddesinde kiracının teminat olarak 2000 ABD Dolarını nakit olarak verdiği yazılıdır. Davacı kiracı tahliyeden sonra 26.12.2002 tarihinde başlattığı icra takibi ile tarafına iade edilmeyen 2000 ABD Doları depozito bedelinin kiralayandan tahsilini istemiş, kiralananın hasarlı teslim edildiğinden bahisle depozitonun mahsup edildiği itirazı üzerine bu dava açılmıştır. Sözleşme hükümlerine ve BK'nun 266. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kiracı normal kullanmadan meydana gelmiş bulunan eksiklik ve değişiklikten sorumlu tutulamaz. Kiracı ancak sözleşmeye göre münhasıran kötü kullanmadan sorumludur. Bilirkişiler tarafından zarar kalemleri incelenirken bu yön üzerinde durulmamış, bu konuda herhangi bir ayırım yapılmamıştır. Bilirkişi kurulu raporu açıktan kötü kullanma ile normal kullanma arasındaki farkı belirtir nitelikte ve hükme yeterli değildir. Mahkemece bu yön gözetilerek kiralananda gerek normal kullanmadan gerek kötü kullanmadan meydana gelen zarar kalemlerinin ayrı ayrı tespit ettirilmesi gerekirken, noksan inceleme ile karar tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
Öte yandan kiralananın 31.08.2002 tarihinde kiralayana teslim edildiği anlaşılmakta olduğundan bu tarihten sonraki dönem için kiracının aidat giderinden sorumlu tutulamayacağı gözetilmeden karar verilmesi hatalı olduğu gibi dava edilen miktar ile kabul edilen miktar dikkate alınarak yargılama giderlerinin taraflara yükletilmesi gerekirken, davalı tarafa %81 oranında masraf yükletilmesi de yanlış olmuştur.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına 375.000.000.-TL ücreti vekalet takdiri ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 28.9.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy