(4721 S. K. m. 732, 734) (818 S. K. m. 18)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara davetiyeler gönderilmişti.Belli günde davalı vekili Av.Ali Keskin geldi, gelenin sözlü açıklaması dinlendi, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, önalım hakkı nedeniyle davalıya satılan payın iptal ve tesciline ilişkindir. Mahkeme davanın kabulüne karar vermiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü bir şahsa satılması halinde diğer paydaşlara payı öncelikle satın alma imkanını veren yenilik doğurucu bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda vücut bulur, payın satılması ile kullanılabilir hale gelir. Önalım hakkı bedeli satıcı ile alıcı arasında yapılan satım sözleşmesinde kararlaştırılan satış bedeli ile bu satım sebebiyle tapuda ödenen harç ve masraflar tutarından ibarettir. Ancak, dava ikame eden paydaş satım sözleşmesinde taraf olmadığı için bedelde muvazaa yapıldığı iddiasında bulunabilir. Bu iddiasını ibraz ve ikame edeceği her türlü delille ispat etmesi mümkündür.
Olayımızda, taraflar arasındaki tek uyuşmazlık önalım hakkına konu payın tapudaki satış bedelinin muvazaalı biçimde yüksek gösterilip gösterilmediği noktasındadır. Davacı önalım hakkının tanınmasını talep ederken tapuda 15.000.000.000.-TL olarak gösterilen satış bedelinin muvazaalı olduğunu iddia etmiştir. Bu konuda dinlenen davacı tanıklarının beyanları satış bedelinin ne kadar olabileceğine ilişkin tahminlere dayalıdır. Yargıtay'ın yerleşen içtihatlarına göre bu konudaki keşif ve bilirkişi mütalaası tek başına yeterli delil olarak kabul edilemez. Davacı bedelde muvazaa iddiasını yasal delillerle ispat edemediğinden tapudaki satış bedeli üzerinden önalım hakkını kullanmak isteyip istemediği sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 375.000.000.-TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 24.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy