(818 S. K. m. 260) (6570 S. K. m. 7)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye alacak davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava temerrüt nedeni ile kiralananın tahliyesine ve kira alacağının tahsiline ilişkindir. Mahkemece dava kısmen kabul edilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.
Davacı niteceten kendisine ait evde kiracı olan davalının aylık 125.000.000 TL.dan 2003 yılı Ocak ayından Eylül ayına kadar dokuz aylık kira parasını ödemediğini temerrüt nedeni ile tahliyesini ve kira alacağının tahsilini istemiştir. Davalı davacıya istediği miktarda borcu olmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Borçlar Kanununun 260. maddesi uyarınca temerrüt nedeniyle tahliye kararı verilebilmesi için kiralayan tarafından muaccel olan kira parasının ödenmesi için yasal koşulları taşıyan temerrüt ihtarının gönderilmesi ve kira parasının ihtarın tebliğinden itibaren verilen yasal sürede ödenmediğinin anlaşılması gerekir.
Olayımızda, davacı tarafından davalıya temerrüt ihtarı keşide ve tebliğ edilmediği, davacının 21.10.2003 tarihli oturumdaki beyanından anlaşılmaktadır. Bu durumda temerrüt nedeniyle tahliye davasının reddine karar vermek gerekirken tahliye kararı verilmesi hatalı olduğu gibi, davalı davacının istediği kira miktarına karşı çıktığına göre, davacı tarafından kira miktarının kanıtlanması gerektiği gözetilmeden talep edilen kira alacağının tamamının tahsiline karar verilmesi de doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Sonuç:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 19.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy