(4721 S. K. m. 732)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda gün ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davalı tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava, önalım hakkına konu payın iptali ile davacı adına tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, 19.3.2002 gününde dava konusu 399 parsel s. taşınmazın 6/24 payının davalıya on milyar TL. bedel gösterilmek suretiyle satıldığını, oysa gerçek satış bedelinin Dört milyar TL. olduğunu öne sürerek 28.3.2002 günlü iş bu dava dilekçesiyle önalım hakkının tanınmasını talep etmiştir. Davalı vekili davacı ile müvekkilinin amca çocukları olduğunu davacı ve kardeşlerinin isteği ile davacının babası olan Hüseyin Akbaş'ın hissesini davalıya sattığını, yakın akraba olması sebebiyle bu satıştan dolayı davacının önalım hakkını kullanamayacağını, davanın reddini savunmuştur. Dinlenen davacı tanıkları, 2001 yılının Haziran ayında dava konusu payın davalıya beş milyar TL. karşılığında satışı konusunda tarafların anlaştığını ve satıcıya bir miktar para verildiğini söylemişlerdir. Tapuda satış işlemi 19.3.2002 gününde yapılmış olup, bu tarihte dava konusu pay karşılığında davacı tarafından satıcıya ne kadar bedel ödendiği hususunda davacı tanıkları beyanda bulunamamışlardır. Bilirkişi marifetiyle yapılan keşif sonucunda düzenlenen raporda davaya konu edilen payın satış tarihindeki değerinin 11.123.000.000 TL. olduğu bildirildiğine göre bedelde muvazaa iddiasının ispat edildiği söylenemez. Bundan zühul ile yazılı biçimde hüküm verilmesi hatalı olmuştur. Hüküm bu sebeple bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeple hükmün BOZULMASINA, istem halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 17.02.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy