(4721 S. K. m. 732, 734) (1086 S. K. m. 186)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda gün ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davalı tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava önalım hakkı sebebiyle davalıya satılan payın iptali ile tesciline ilişkindir. Mahkemece istek gibi karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Önalım hakkına konu pay dava sırasında bir başka kişiye veya satışı yapan paydaşa satılması halinde davacı HUMK. nun 186. maddesi hükmü uyarınca seçimlik hakkı olduğundan dilerse davayı yeni satın alan şahsa yöneltir. Dilerse davasını tazminata dönüştürerek davalı hakkındaki davasını devam ettirir. Bu sebeple davacıya seçimlik hakkını kullanması için önel verilmelidir. Önalım hakkına ait payın satış yapan önceki paydaşa dönmesi davacının ilk satışla doğan önalım hakkını kullanmasına engel değildir.
Bu gibi hallerde ilk satış bedeli ile ikinci satış bedeli farklı ise davacının hangi satış bedelinden sorumlu olacağı önem kazanır. Önalım davası açıldıktan sonra davaya konu payı satın alan kimse önalım davasının açıldığını bilerek kötü niyetle iktisap etmişse davacı daha düşük ise ilk satış sözleşmesindeki satış bedeli ile aksi durumda son satış bedeli ile sorumludur. Davacı davayı yönelttiği kimsenin kötü niyetli olduğunu iddia etmesi halinde bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. İkinci satış fazla bedelle ilk satan paydaşa yapılmış ise o kimse ilk satışın tarafı olduğu için kötü niyetli olduğunun kabulü gerekir. Ayrıca kötü niyetin kanıtlanmasına gerek yoktur.
Olayımıza gelince; Davacı vekili davalıya satılan payın önalım hakkı nedeniyle iptal edilmesine ve davacı adına tescilini istemiştir. Davalı satın aldığı payın pay satan kişiye bağış suretiyle iade edildiğini kendi üzerinde pay kalmadığını savunmuştur. Temyiz dilekçesine ekli tapu kaydından önalıma konu payın dava açıldıktan sonra 9.6.2004 gününde Osman Eşmeci'ye hibe yoluyla geri döndüğü anlaşılmaktadır. Bu halde yukarda açıklanan esaslar çerçevesinde yargılama yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı biçimde davalı üzerinde pay kalmadığı durumda payın iptal edilmesine karar verilmesi hatalıdır.
Hüküm bu sebeple bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeple temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK. nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istem halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 07.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy