(4721 S. K. m. 732)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda gün ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davacı tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava önalım hakkı sebebiyle davalıya ilişkin payın iptali ile tesciline ilişkindir. Mahkeme davayı reddetmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili 7.9.2001 gününde davalıya satılan payın önalım hakkı sebebi ile iptali ile adına tescilini istemiştir. Davalı vekili davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Uyuşmazlık, önalım bedeline ilişkindir. Yerleşik İçtihatlara göre satış tarihi ile dava tarihi arasında uzunca bir süre geçmiş olması halinde davalının da talep etmesi koşuluyla taşınmazın değerinde meydana gelen objektif değer artışı nazara alınarak dava tarihindeki değerin önalım bedeli olarak kabul edilip bu bedel üzerinden kullanılması gerekir. Ne var ki, olayımızda satış tarihi ile dava tarihi arasında uzunca bir zaman geçmediği gibi davalı da böyle bir talepte bulunmamıştır. Mahkemece kendiliğinden değer tespiti yapılarak belirlenen bu bedel üzerinden dava hakkının tanınması ve bunun için depo kararı verilmesi doğru değildir. Bu sebeple davacıdan satış bedeli ile tapu harç ve masrafları üzerinden önalım hakkını kullanıp kullanmayacağının sorulması, kullanmak istemesi halinde bu bedelin depo edilmesi için süre tanınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde davanın reddi hatalı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeple temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK. nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istem halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 07.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy