(4721 S. K. m. 733)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda gün ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davacılar tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, önalım hakkına konu edilen payın iptali ile davacılar adına tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili, dava dilekçesinde, davalının, davacıların paydaşı olduğu 252 ve 261 No'lu parsellerde 608/1280 pay satın aldığını, müvekkilelerinin bu satışı açılan paydaşlığın giderilmesi davasında 14.11.2003 gününde tebliğ edilen dava dilekçesi üzerine öğrendiklerini, payların 8.000.000.000 TL'ye alınmasına rağmen önalım hakkını önlemek için tapuda 16.000.000.000 TL olarak gösterildiğini tesbit ettiklerini, davacıların önalım hakkını kullandıklarını belirterek, davalı adına kayıtlı payların iptali ile davacılar adına tescilini talep etmiştir. Davalı vekili, davacıların pay satışını 29.8.2003 gününde tapuda yaptıkları işlem sırasında öğrendiklerini, davanın süresinde açılmadığını, bedelde muvazaa iddiasının da kötü niyetli olduğunu, payların tapuda gösterildiği gibi toplam 32.000.000.000 TL bedelle alındığını, davanın reddini savunmuştur. Önalım hakkı, paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını kısmen veya tamamen üçüncü bir kişiye satması halinde sair paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve satışın yapılmasıyla da kullanılabilir hale gelir. Önalım hakkı alıcıya karşı ancak dava açmak suretiyle kullanılabilir. TMK. nun 733/3. maddesi hükmüyle yapılan satışın alıcı veya satıcı tarafından sair paydaşlara noter aracılığı ile bildirme yükümlülüğü getirilmiştir. Önalım hakkı satışın hak sahibine bildirildiği tarihin üzerinden üç ay ve her durumda satışın üzerinden iki yıl geçmekle düşer. Bu süre hakdüşürücü süre olup mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.
Olayımıza gelince; davalı, davacıların da paydaşı bulunduğu 252 ve 261 No'lu parsellerde önalım hakkına konu edilen 304/1280'er payı 2.7.2003 ve 23.7.2003 tarihlerinde satın almıştır. Davacılar ise satıştan açılan paydaşlığın giderilmesi davasında 14.11.2003 gününde tebliğ edilen dava dilekçesi üzerine haberdar olduklarını belirterek işbu davayı açmışlardır. Pay satışı gerek satıcılar, gerek davalı tarafından davacılara yukarıda açıklandığı üzere noter aracılığı ile bildirilmediğinden davanın, davacıların beyan ettikleri tarihe göre süresinde açıldığının kabulü gerekir. Bu halde mahkemece, davacıların bedelde muvazaa iddiasına ait taraf delillerini toplayarak sonucuna göre işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde süre yönünden davanın reddine karar verilmesi hatalı görüldüğünden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK. nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istem halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 13.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy