(4721 S. K. m. 732)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda gün ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davalı tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, önalım hakkı sebebiyle davalıya satılan payın iptal ve tesciline ilişkindir. Mahkemece istek gibi karar verilmiş ve hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü kişiye satılması halinde, sair paydaşlara o payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve payın üçüncü kişiye satılması ile kullanılabilir hale gelir. Önalım hakkının kullanılmasıyla bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Önalım bedeli tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masrafların toplamından ibarettir. Davacı vekili 24.9.2003 günlü ıslah dilekçesiyle payın 1.500.000.000.-Liraya satıldığını öğrendiklerini ileri sürerek önalım bedelinin bu miktar olmasını istemiş bedelin muvazaalı olduğunu iddia etmiştir. Bu durumda muvazaa iddiasının kanıtlanması yükümlülüğü davacı tarafa ilişkin olup, yapılan keşif muvazaa iddiasının kanıtlanması için tek başına yeterli değildir. Keşifte belirlenen değerin tanık beyanları ile doğrulanması gerekir. Davacı bu amaçla 24.9.2003 günlü dilekçesi ile tanıklarını bildirmiş olduğundan bu delil dilekçesinde bildirilen tanıkların dinlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı biçimde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu sebeple bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeple temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK. nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istem halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 14.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy