(818 S. K. m. 260)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, icra takibine yapılan itirazın iptali, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve %40 icra inkar tazminatının tahsiline ilişkindir. Mahkemece itirazın iptaline ve temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre temyiz eden davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının kiralananda 5.2.1999 başlangıç tarihli akit ile kiracı olup, 2002 yılında aylık 4053 DM, 2003 yılında aylık 4256 DM olan kira paralarının eksik ödenmesi nedeniyle hakkında yapılan icra takibine davalının haksız ve kötü niyetle itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptalini, davalının temerrüt nedeniyle kiralanandan tahliyesini ve davalının %40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, icra dosyasında tahliye talep edilmediğini, gönderilen 49 Örnek ödeme emrinin temerrüt ihtarnamesi koşullarını taşımadığını, taraflar arasında 7.1.2002 tarihinde yapılan sözleşme ile aylık kiranın 1000 Dolar olarak belirlenip, bu miktar üzerinden kiraların ödendiğini, temerrüdün gerçekleşmediğini, kira borcunun da bulunmadığını, davanın reddini ve davacının %40 tazminata mahkum edilmesini savunmuştur.
Davacı tarafından Şubat 2002- Mart 2003 ayları kirasının ödenmemesi nedeniyle davalı hakkında 13.3.2003 tarihinde haciz ve tahliye istekli icra takibi yapılmış, davalıya Örnek 49 yedi gün ödeme süreli ödeme emri tebliğ olunmuştur. Ödeme emri ile davalıya ödeme için yasal otuz gün süre yerine, yedi günlük süre verilmiştir. Borçlar Kanununun 260. maddesine uygun olmayan bu ihtarnameye dayanılarak tahliye kararı verilemez. Bu nedenle tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken bundan zühul ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı görüldüğünden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç:Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 23.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy