(1136 S. K. m. 164) (4721 S. K. m. 732, 734)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, önalım hakkına konu edilen payın iptali ile davacı adına tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, bozma gereklerine uygun şekilde karar verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin 7 No'lu parselin paydaşlarından olup davalının diğer paydaş Oğuz'un payını 12.9.2001 tarihinde 1.552.500.000.-TL bedelle satın aldığını, ancak tapuda bedelin önalım hakkının kullanılmasını önlemek için 5.000.000.000.-TL olarak gösterildiğini, davacının önalım hakkını kullanmak istediğini belirterek, davalı adına kayıtlı payın iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir. Davalı vekili, müvekkili şirketin amaçları doğrultusunda dava konusu payı satın aldığını payın aslında tapuda gösterilen bedelden daha da değerli olduğunu, bedelde muvazaa yapılmadığını, davanın kötü niyetle açıldığını, reddini savunmuştur.
Davacı önalım bedelinin tapuda gösterilen değerden az olduğunu ileri sürerek bedelde muvazaa iddiasında bulunması halinde bu iddiasını kanıtlamak durumundadır. Davacı bedelde muvazaa iddiasını kanıtlayamaması halinde iddia edilen bedel ile tapuda gösterilen bedel arasındaki fark üzerinden davada kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine vekalet ücreti takdiri gerekir. Önalım hakkına konu edilen payların ilişkin bulunduğu 7 No'lu parselde davalı 216/847 payı 12.9.2001 tarihinde 5.000.000.000.-TL bedelle satın almıştır. Davacı, tapuda dava konusu edilen payın değeri 5.000.000.000.-TL olarak gösterilmiş ise de gerçek satış bedelinin 1.552.500.000.-TL olduğunu ve satış bedelinde muvazaa bulunduğunu iddia etmiş, muvazaa iddiası kabul edilmeyerek tapudaki bedel üzerinden önalım hakkının tanınmasına karar verilmiştir. Bu durumda iddia olunan bedel ile satış bedeli arasındaki fark üzerinden davada kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine vekalet ücreti takdiri gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı görüldüğünden hükmün davalı lehine ve vekalet ücretine hasren bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda (2) No'lu bentte yazılı nedenlerle hükmün davalı lehine ve vekalet ücretine hasren BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 24.1.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy