(4721 S. K. m. 733)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara davetiyeler gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av.F.Ö. ve Davalı vekili Av.Ş.E.G. geldiler. Hazır bulunanların şifai beyanları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava önalım hakkı nedeniyle davalıya satılan payın iptal ve tescili isteğine ilişkindir: Mahkeme davanın reddine karar vermiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını kısmen veya tamamen üçüncü bir kişiye satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve satışın yapılmasıyla kullanılabilir hale gelir.
Önalım hakkı alıcıya karşı ancak dava açmak suretiyle kullanılır. TMK.nun 733/3. maddesi hükmüyle yapılan satışın alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara noter aracılığıyla bildirme yükümlülüğü getirilmiştir.
Önalım hakkı satışın hak sahibine bildirildiği tarihin üzerinden üç ay ve her halde satışın üzerinden iki yıl geçmekle düşer. Bu süre hak düşürücü süre olup mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.
Somut olayda, önalım hakkına konu edilen taşınmazdaki paylar 25.2.2003, 2.5.2003 ve 26.6.2003 tarihlerinde davalılara satılmış, bu satışlar satıcı veya alıcılar tarafından noter aracılığı ile davacı paydaşa bildirilmemiştir.
Dava açıldıktan sonra davacının, 25.2.2003 tarihinde satılan 63/360 pay ile 2.5.2003 tarihinde satılan 3/72 payı 5.12.2003 tarihinde satın aldığı, davanın 26.6.2003 tarihinde satılan 102/360 payı yönünden sürdürüldüğü anlaşılmaktadır. Bu satışlar nedeniyle açılan dava hakkında, konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir.
Dava konusu 26.6.2003 tarihli pay satışı nedeniyle kullanılan önalım hakkına gelince; Yukarıda açıklandığı gibi TMK.nun 733/3 fıkrası uyarınca satışın alıcı yada satıcı tarafından diğer paydaşlara bildirilmesi yükümlülüğü yerine getirilmediğine göre 31.10.2003 tarihinde açılan dava süresindedir. Mahkemece işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu satış nedeniyle açılan davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 7.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy