( 818 S. K. m. 256)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye-kal davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, akde aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesi ve yapı ekinin kal'ine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile akde aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesine kal talebi atiye terk edildiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, kiralananda kiracı olan davalının kiraIanana ait saçağı bitişik dükkanla aynı hizada olacak şekilde çelik profil imalatı uzatarak geçiş yolunun üzerini kapattığını, bu akde aykırılığı gidermesi için davalıya ihtarname gönderilmesine rağmen sonuç alınamadığını belirterek akdin feshini, kiralananın tahliyesini ve yapı ekinin kal'ini talep etmiştir. Davalı temsilcisi, kiralananın bitişiğinde bulunan 3-5-7 No'lu dükkan komşularının üç dükkanı birleştirdiklerini ve tek dükkan haline getirdiklerini, ön bahçeyi de dükkanlarına kattıklarını, teklif edilmesine rağmen kendisinin birleştirmeyi kabul etmediğini, bunun üzerine dış ön cephelerinin aynı olması için dört dükkanı da aynı şekilde yaptırdıklarını, kendisinin ise 1977 yılından beri önündeki 16 m2'lik yeri branda ve sarmaşıkla gölgelik ve oturulacak yer haline getirdiğini, bu kez aynı yeri daha sağlam ve gösterişli hale getirip kiremitle örttüğünü, bu kullanılan yer için davacının talep ettiği üç aylık 450.000.000 TL'yi de ödediğini, davacının ise ödemeden on gün sonra ihtarname keşide edip dava açtığını, davacının bitişik dükkanları kendi dükkanına emsal tutarak o dükkan sahipleri ile aynı muameleye tabi tuttuğunu, davanın reddini savunmuştur.
Borçlar Kanunu'nun 256. maddesi hükmü uyarınca kiracı kiralananı kira süresi boyunca tam bir ihtimam dairesinde kullanmak zorundadır. Anılan madde hükmü gereğince akde aykırılıktan dolayı kiracının tahliyesine karar verilebilmesi için kiracıya akde aykırı davranışa son vermesi hususunda kiralayan tarafından süreli ihtar tebliğ ettirilmesi ve tanınan bu süre içinde de akde aykırılığın giderilmemiş olması gerekir. Kiralananın açıktan fena kullanılması durumunda akde aykırılığın giderilmesi amacıyla kiracıya ihtar gönderilmesine gerek yoktur.
Olayımıza gelince; taraflar arasında akdedilen kira sözleşmesi 22.1.2002 başlangıç tarihli ve bir yıl sürelidir. Kira sözleşmesinin özel maddelerinde, kiracının kiralananda tadilat yapabilmesinin kiralayanın muvafakatine bağlı olduğu, kiralananın asıl şeklini bozacak hiçbir ilave ve tadilat yapılamayacağı ve kiracının krokide belirtilen sınırlar dışına taşamayacağı kararlaştırılmıştır. Davacı elemanlarınca yapılan kontrollerde kiralanana ait saçağın bitişik dükkanla aynı hizada olacak şekilde çelik profil imalatlı olarak uzatılıp geçiş yolunun üstünün kapatıldığı tespit olunarak davalıya akde aykırılığı gidermesi için ihtarname tebliğ ettirilmiştir. Ancak ihtarnamede akde aykırılığın giderilmesi için yukarda açıklanan esaslar dahilinde bir süre tanınmamıştır. Bu durumda mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tahliyeye hükmedilmesi hatalı görüldüğünden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 24.1.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy