(818 S. K. m .262)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, feshi ihbar nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkeme davayı ret etmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde davalılardan SSK. Bursa Hastanesi Geliştirme Dayanışma ve Yardım Derneği müvekkili Bursa İl Müdürlüğünden hastane tapu hudutları içindeki bir alanı arsa olarak kiralayıp büfe yaptığını, kira sözleşmesinin bir yıllık olup, kira döneminin 15.5.2003 tarihinde bittiğini, diğer davalı A.Ö.'nün ise büfeyi 1.6.1996 başlangıç tarihli ve iki yıl süreli sözleşme ile kiracı olan demekten kiralayan alt kiracı olduğunu, hastanenin acil kapısının genişletilmesi için büfenin yıkılması gerektiğini, ihtar tebliğine rağmen tahliye edilmediğini, kiralananın tahliyesini istemiştir. Davalı A.O. vekili ise müvekkilinin davalı dernek ile 15.5.1994 başlangıç tarihli sözleşme ile dava konusu büfede kiracı olduğunu, müvekkili hakkında daha öncede fuzuli şagilden açılan davanın ret edildiğini ve kesinleştiğini, ihtiyacın samimi olmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuş, diğer davalıya tebligat yapıldığı halde duruşmalara katılmamıştır.
Taraflar arasındaki ilk uyuşmazlık, kiralananın Borçlar Kanunu'nun adi kira hükümlerine mi, yoksa 6570 Sayılı Kanun hükümlerine mi tabi olduğu noktasındadır. Davacı ile davalı SSK Bursa Hastanesi Geliştirme ve Dayanışma ve Yardım Derneği arasında düzenlenen 15.5.1998 başlangıç tarihli bir yıl süreli sözleşmede ve kiracı demekle alt kiracı diğer davalı A.O. arasında düzenlenen 1.6.1996 başlangıç tarihli ve iki yıl süreli sözleşmede kiralananın vasfı 16.48 m2 alanlı büfe ve açık alan olarak belirtilmiştir. Mahallinde yapılan keşif ve inşaat yüksek mühendisi H.K.'nın düzenlediği 9.12.2003 tarihli raporda büfenin acil servis otoparkı içinde asfalt zemine gömülmüş demir dikmelerle tabana bağlanmış temeli, su basmanı ve duvarı olmayan bir baraka niteliğinde bulunduğu belirtilmiştir. Buna göre kiralanan Borçlar Kanunu'na tabi adi kira niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır; Bu tür bir sözleşmede tahliye kararı verilebilmesi için feshi ihbar sürelerine riayet edilmesi yeterli olup, başka bir neden aramaya gerek bulunmamaktadır. ihtiyaçtan söz edilmesi bu kuralı değiştirmez. Feshi ihbar süresinde yapıldığına göre Borçlar Kanunu'nun 262. maddesinin son fıkrası gereğince akdin feshi ve kiralananın tahliyesine karar vermek gerekirken, bundan zühul ile yazılı şekilde ret kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.'nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 23.2.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy