(818 S. K. m. 260)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkeme istem gibi karar vermiş hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde müvekkilinin davalının kiracı olarak oturduğu taşınmazı 02.12.2003 tarihinde satın aldığını, önceki malikle davalı arasında 15.03.2003 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira akdinin bulunduğunu, sözleşmede aylık kiranın 270.000.000.-TL olup, her ayın 15 ila 20'si arasında ödeneceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin 02.12.2003 tarihinde iktisap ettikten sonra 24.12.2003 keşide ve 26.12.2003 tebliğ tarihli ihtarname ile taşınmazı satın aldığını ve kiraların iktisap tarihinden itibaren kendi hesabına yatırılmasını davalıya bildirdiğini, Davalının Aralık ayı kirasını ödememesi üzerine 20.1.2004 tarihli ihtar keşide ettiğini ve davalının aralık ayı kirasını 16.1.2004 tarihinde tebliğden önce hesaba yatırdığını, yine Ocak ayı kirasının ödenmesi için 23.01.2004 tarihli ihtar keşide ettiklerini ihtarın davalıya 27.1.2004 tarihinde tebliğ edildiğini ve davalının Ocak ayı kirasını da 16.02.2004 tarihinde yatırdığını, Şubat ayı kirasının da 24.02.2004 tarihli ihtarname ile istediklerini ve Şubat ayı kirasının da süresinde yatırmadığını belirterek davalının kiralanandan temerrüt nedeniyle tahliyesini istemiş 18.06.2004 tarihli oturumda da açıkça davasını temerrüt sebebine dayandırdığını beyan etmiştir. Davalı ise açılan davayı kabul etmediğini eski malikle yapılan sözleşme gereğince dört yıldır kiracı olduğunu, davacının satın aldıktan sonra kendisiyle görüştüğünü ve kiranın 500.000.000.-TL olmasını istediğini kabul etmeyince çıkmasını istediğini bunun üzerine eski kira bedeli üzerinden kiraları ödediğini temerrüdün oluşmadığını davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ile önceki malik arasında düzenlenen 15.03.2003 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli sözleşmede aylık kiranın 270.000.000.-TL olduğu ve kiranın her ayın 15 ila 20'si arasında peşin olarak ödeneceği yazılıdır. Dava konusu taşınmazın davacı tarafından 02.12.2003 tarihinde iktisap edildiği anlaşılmaktadır. Davacı iktisap ettikten sonra 24.12.2003 keşide ve 26.12.2003 tebliğ tarihli ihtarname ile taşınmazı satın aldığını ve kiraların iktisap tarihinden itibaren kendi hesabına yatırılmasını davalıya bildirmiştir. Davacı 20.01.2004 keşide tarihli ihtarname ile ödenmeyen Aralık ayı kirasını istemiş, ihtarname davalıya 22.01.2004 tarihinde tebliğ edilmiştir. Aralık ayı kirası ihtarnamenin keşide edildiği tarihten önce 16.01.2004 tarihinde davacının gösterdiği banka hesap numarasına yatırılmıştır. Davacı 23.01.2004 keşide tarihli ihtarla Ocak 2004 ayı kirasını istemiş bu ihtar davalıya 27.01.2004 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bu ay kirası da yasal 30 günlük süre içerisinde 16.02.2004 tarihinde sözleşmede belirtilen miktar üzerinden davacının banka hesabına 270.000.000.-TL olarak yatırılmıştır. Yine 24.02.2004 keşide tarihli ihtarla Şubat 2004 kirasının ödenmesi istenmiş ihtarname davalıya 26.02.2004 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bu ihtara konu ay kirası da yasal otuz günlük süre dolmadan 22.03.2004 tarihinde davacının gösterdiği banka hesap numarasına 270.000.000.-TL olarak yatırılmıştır. İhtarlara konu ay kiraları yasal otuz günlük süre dolmadan davacının banka hesabına yatırıldığına göre temerrüt olgusu gerçekleşmemiştir. Bu nedenle davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 24.01.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy