(4721 S. K. m. 732, 733, 734) (818 S. K. m. 18)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, önalım hakkı nedeniyle payın iptali ve tescile ilişkindir. Mahkemece istem gibi karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın kısmen veya tamamen üçüncü kişilere satılması halinde diğer paydaşlara payı öncelikle satın alma hakkını veren bir haktır. Bu konuda açılan bir davanın kabul edilebilmesi için üçüncü şahsa yapılan temlikin satım akdine dayalı olması zorunludur. Satım dışındaki temliklerde önalım sebebiyle açılan davalarda isteğin reddi gerekir.
Olayımızda, davacı önalım hakkının ilişkin bulunduğu parselden davalının pay satın aldığını bildirerek süresi içinde iş bu davayı ikame etmiş, davalı vekili 17.9.2003 tarihinde verdiği dilekçesinde yapılan temlikin bağış olduğunu bildirmiştir. Bunun üzerine davacı el yazısıyla yazdığı tarihsiz dilekçesin de "...davalı ile satıcı oğlunun birlikte yaşadığını, bu işlemin gerçek satış olmadığını" açıklamış, bu dilekçenin davacı tarafından yazıldığı da inkar edilmemiştir.
Bu durumda yapılan temlikin gerçek bir satım olmadığı konusunda davacının ve davalının iradesi birleşmiştir. Bu nedenle davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde kabul kararı verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç:Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 26.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy