(4721 S. K. m. 732, 733, 734)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av. Kamil Sözatayla davacı vekili Av. Canan Doğmaz geldiler, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşüldü.
Karar: Dava, önalım hakkı sebebiyle davalıya satılan payın iptal ve tescili isteğine ilişkindir. Mahkeme davanın kabulüne karar vermiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, paydaşı olduğu önalım hakkına konu edilen taşınmazın paydaşlarından Sebahat Akyol'un payını 12.5.2003 tarihinde davalıya sattığını belirterek önalım hakkı sebebiyle payın iptal ve tescilini istemiştir. Davalı taşınmazdaki dava konusu edilen paya isabet eden bölümün annesi Sebahat tarafından satın alınmasından sonra kendisinin üzerine bina inşaa ettiğini, diğer mirasçılarla doğabilecek ihtilafı önlemek için payın annesi tarafından kendisine devredildiğini, gerçekte satış değil, bağış maksadıyla bir işlem yapıldığını, taşınmazın paydaşları arasında rızaen bölüşüldüğünü, davanın reddini savunmuştur.
Davalının bu savunması karşısında olayda 27.3.1957 gün 12/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulanması gerekir. Sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararında müşterek mülkiyetin paydaşı payını karı ve kocaya, çocuklarına yahut akrabaya temlik ederse görünüşte satış sözleşmesi yapılsa bile gerçekte miras hukukuyla ilgili amaçların yada bağışlama gibi düşüncelerin hakim olduğu durumlarda önalım hakkının cereyan etmeyeceği öngörülmüştür. Tüm dosya içeriğinden, yapılan keşiften, dinlenen tanıkların ifadelerinden 12.5.2003 tarihinde tapuda satış şeklinde gösterilen işlemdeki amacın paydaş S. A.'un payını davalı oğluna bağış yapmak olduğu, bu işlem sırasında para alışveriş olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 400.000.000.-TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 28.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy