(4721 S. K. m. 698) (1086 S. K. m. 437)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, beş adet taşınmazın paydaşlığının giderilmesine ilişkindir. Mahkeme iki parsel hakkında feragat nedeniyle reddine, diğer parsellerin satış suretiyle paydaşlığın giderilmesine karar vermiş, hükmü bir kısım davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere, taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatlar konusunda ittifak bulunmadığına ve mülkiyet tespit davasının da açılmamış olmasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Bir kısım davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Paylaşma davaları, paylı ve elbirliği halinde mülkiyet hükümlerine tabi mallarda paydaşlar yada ortaklar arasındaki hukuki ilişkiyi sona erdiren, birlikte mülkiyetten ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda kazanan yada kaybeden taraf yoktur.
Davacı vekili, dava konusu edilen 78 ve 1520 nolu parseller hakkında açtığı davadan 18.11.1997 tarihli celsede feragat ettiğini bildirmiştir. Paylaşma davaları yukarıda açıklanan niteliği, gereği ve özellikle iki taraflı davalar olması itibariyle mahkemece davacının feragat beyanı karşısında davalıların feragate karşı beyanları sorulmamış ise de bir kısım davalılar vekili 27.5.2002 tarihli dilekçesinde davaya konu tüm taşınmazlarla ilgili davayı takip ettiklerini bildirmiştir. Bu durum karşısında bu parseller hakkında da esasa ilişkin bir karar vermek gerekirken, bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
3- Dava konusu edilen ve satışına karar verilen 4 nolu parselin tapu kaydı Aydın Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/804-2001/1008 esas ve karar sayılı kesinleşen ilamı ile iptal edilerek paydaşların ve pay durumlarının yeniden tespit edilerek tespit edilen şekliyle tesciline karar verildiği dosya içindeki mahkeme ilamından anlaşılmaktadır. Kesinleşen bu mahkeme ilamının tapuda infaz ettirilmeden davaya devam edip hüküm kurulması hatalıdır. Mahkemece ilgilisine mehil verilerek bu mahkeme ilamının infazının sağlanması ve sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, bu hususun gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda bir nolu bentte açıklanan nedenle 266 ve 390 nolu parsele yönelik hükmün ONANMASINA, iki ve 3 nolu bentlerde yazılı sebeplerle 78,1520 ve 4 nolu parsellere ilişkin hükmün BOZULMASINA, onanan kısım için taşınmaz malın satış bedelinden payına düşecek paranın %09 oranında hesaplanacak onama harcından peşin alınan 10.100.000. liranın mahsubu ile bakiyesinin temyiz edenden alınmasına, 01.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy