(4721 S. K. m. 732, 733, 734)
Dava ve Karar: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davacılardan S. D. tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşüldü.
Dava önalım hakkının kullanılmasına ilişkindir. Davacı S. tarafından açılan davayla davacılar K. ve M.'in açtıkları dava birleştirilmiş, sonuçta tüm davacıların davalarının kabulüne karar verilmiş ve karar davacılardan S. vekili tarafından diğer davacıların davasının kabulüne dair hükme yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını kısmen veya tamamen üçüncü bir kişiye satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve satışın yapılmasıyla kullanılabilir hale gelir.
Önalım hakkı alıcıya karşı ancak dava açmak suretiyle kullanılır. TMK. nun 733/3 üncü maddesi hükmüyle yapılan satışın alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara noter aracılığıyla bildirme yükümlülüğü getirilmiştir.
Önalım hakkı satışın hak sahibine bildirildiği tarihin üzerinden üç ay ve her halde satışın üzerinden iki yıl geçmekle düşer. Bu süre hak düşürücü süre olup mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.
Olayımıza gelince; Dava konusu 11 parsel sayılı taşınmazdaki paydaş S.'e ait 108/662 pay 500.000.000.-TL'ya, M.'e ait 3/662 pay 100.000.000.-TL'ya 18.3.2003 tarihinde aynı akit tablosunda davalı A.'e satılmış, davacı S. tarafından her iki satış konusu payların iptali için yasal sürede (6.6.2003) önalım davası açılmıştır. Diğer davacılar ise 26.9.2003 tarihli dava dilekçelerinde sadece paydaş S.'e ait iken davalıya satılan 108/662 payın iptalini istemişlerdir. Davalıya yapılan satışlardan sonra yukarıda açıklanan şekilde MK. 733/3 üncü maddesine uygun bir ihtarla satış davacılara bildirilmemiştir. Bu durumda davacıların satışları öğrenme tarihinin kanıtlanması aksini savunan tarafa düşer. Bu iki davacının satışları aynı gün öğrendiğini iddia eden ise asıl davanın davacısı olan S. olup, savunmasının davacılar K. ve M. tarafından açılmış bulunan paydaşlığın giderilmesi davasına dayandırmıştır. Sakarya 1.Sulh Hukuk Mahkemesinde 13.9.2002 tarihinde K. ve M. tarafından açılmış bulunan paydaşlığın giderilmesi davası (2002/952 esas) sırasında 19.3.2003 tarihli dilekçe veren davacılar "davalı M. ve S.'ın gayrimenkuldeki hisselerin dava sırasında satın almış bulunan A.'in davaya dahil edilmesini" istemişlerdir. Önalım konusu payların satış tarihi 18.3.2003 olup, 19.3.2003 tarihinde dahili dava dilekçesi veren davacıların bu satışı öğrenmiş oldukları dikkate alınmalıdır. Bu durumda 26.9.2003 tarihinde açtıkları dava yasal üç aylık sürede açılmadığından bu iki davacının davasının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulü hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle davacılar K. ve M. Ç.'in davalarının kabulüne dair hükmün bozulmasına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 14.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy