(4721 S. K. m. 716, 732)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av. Hayrettin K. ve davacı vekili Av. Enis G. geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Uyuşmazlık, önalım hakkına konu edilen payın iptali ve davacı adına tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı Aydın G. tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalının önalım bedeline ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı, dava dilekçesinde, 71 ve 73 No'lu parsellerin paydaşı olup taşınmazın diğer paydaşı Şemsettin Gündem'in on gün önce kendisinden habersiz taşınmazlardaki payını davalıya sattığını öğrendiğini, söz konusu payları kendisinin almak istediğini, önalım hakkını kullandığını belirterek davalı adına kayıtlı payların iptali ile adına tescilini talep etmiştir. Davacı, 7.10.2003 tarihli dilekçesi ile de satıcının payını kendisine 160.000.000.000.-TL'den teklif ettiğini, davalıya ise gerçekte 65.000.000.000.-TL'den sattığını, yapılacak keşifte payın 160.000.000.000.-TL etmeyeceğinin ortaya çıkacağını, tapuda pay değerinin yüksek gösterildiğini ileri sürerek bedelde muvazaa iddiasında bulunmuştur. Davalı Aydın G., satıcı Şemsettin G.'in payını alması konusunda davacıya teklif götürdüğünü, almayacağını beyan etmesi üzerine satış sözleşmesi düzenleyerek payı kendisinin aldığını, davacının davayı kendisini güç durumda bırakmak için açtığını, satış işleminden haberinin ve rızasının olduğunu, davanın iyi niyetle açılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Önalım hakkı, paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü şahsa satılması halinde, diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma yetkisini veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve payın üçüncü kişiye satılması ile de kullanılabilir hale gelir.
Önalım hakkının kullanılması ile bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Önalım hakkını kullanan paydaş bu payı satın almak isterken tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masraflar toplamından önalım bedelini depo etmesi gerekir. Ancak davacı tapuda yapılan satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bedelde muvazaa iddiasında bulunabilir ve bu iddiasını her türlü delille kanıtlayabilir.
Olayımıza gelince; önalım hakkına konu edilen 71 No'lu parseldeki 2/4 pay 100.000.000.000.-TL, 73 No'lu parseldeki 1/4 pay ise 10.000.000.000.-TL bedelle taşınmazın paydaşlarından Şemsettin Gündem tarafından davalı Aydın G.'a satılmıştır. Davacı ise tapuda satış bedelinin muvazaalı olarak yüksek gösterildiğini, gerçek pay değerinin 65.000.000.000 TL olduğunu iddia etmiştir. Davacı bedelde muvazaa iddiasında bulunduğuna göre bu iddiasını kanıtlaması gerekir. Satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bu iddianın tanık dahil her türlü delille kanıtlanması mümkündür. Ancak bu konuda dinlenen davacı tanıkları payın davalıya hangi bedel karşılığında satıldığı konusunda bir beyanda bulunmamışlardır. Mahkemece yerinde yapılan keşif sonrasında düzenlenen bilirkişi raporunda dava konusu edilen payların değeri 60.808.687.500.-TL olarak bildirilmiş ise de muvazaa iddiasının kanıtlanması için keşif tek başına yeterli delil değildir. Sadece davacının diğer delillerini doğrulamak bakımından önem arzeder. Bu durumda mahkemece davacıdan tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından yapılan harç ve masrafları toplamı üzerinden önalım hakkını kullanıp kullanmayacağı sorularak, kabul etmesi halinde önalım bedelini depo etmesi için uygun süre tanınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden yukarda 2 No'lu bentte yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA ve Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı Aydın G. yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 400 YTL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı Aydın G.'a verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 08.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy