(4721 S. K. m. 699) (7201 S. K. m. 11, 21, 29) (Tebligat Tüzüğü m. 15, 28)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Uyuşmazlık, bir adet taşınmazın paydaşlığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece taşınmazın satışı suretiyle paydaşlığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı Mehmet Ali Ertuna vekili, davalı Nebahat Kutmangil vekili ve davalı Leyla Karaoğlu (Çetin) tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir.
Paydaşlığın giderilmesi davasını ortaklardan biri veya bir kaçı diğer paydaşlara karşı açar. Davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlanmalıdır. Bu şekilde taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince;
1- Dava konusu edilen 108 ada 1 No'lu parselin satışı suretiyle paydaşlığın giderilmesine dair kararın Dairemizin 29.12.2003 gün ve 9292-9473 sayılı kararı ile taraf teşkilinin sağlanması gerektiğine işaretle bozulmasından sonra paydaşlarından İsmail Yazıcı mirasçıları Suide Yazıcı, İsmet Yazıcı ve Figen Yazıcı (Duman) adlarına yeni duruşma gününü bildirir davetiye ilanen tebliğ edilmiş ise de Tebligat Kanunu'nun 29 / 2 ve Tebligat Tüzüğü'nün 47 /2 maddesi hükmü gereği tebliğ olunacak evrak ve ilan suretinin bir ay süreyle mahkeme divanhanesinde askıya çıkarılması gerekirken, askı tutanağı düzenlenmemesi nedeniyle anılan davalılara usulüne uygun şekilde dava dilekçesinin tebliğ edilmemiştir.
2- Tebligat Yasası'nın 21 ve Tebligat Tüzüğü'nün 28. maddesi gereğince muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan her biri gösterilen adreste bulunmaz iseler tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti azası, zabıta amir veya memurlarından tahkik ederek beyanlarını tutanağa yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazıp imzalaması gerekir.
Davalılar Ayten Akdemir (Okbay), Ayhan Akdemir ve Erhan Elder'e yeni duruşma gününü bildirir davetiye Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre mahalle muhtarına tebliğ edilmiş, ancak tebliğ evrakında davalıların ne sebeple adreste bulunmadıkları tevsik edilmemiştir. Bu durumda duruşma gününün bildirilmesine ilişkin adı geçen davalılara yapılan tebligat geçersizdir.
3- Dava konusu edilen taşınmazın paydaşlarından davalı Seyfettin Uğur'a mahkeme kararının Dairemizce bozulmasından sonra herhangi bir şekilde tebligat yapılmamış, yeni duruşma günü bildirilmemiş, davada taraf olarak yer alması sağlanmamıştır.
4- Dava konusu edilen taşınmazın paydaşlarından Ahmet Muhittin Aytek dava dilekçesinde Mehmet Muhittin Aytek olarak gösterilmiş, yargılama süresince tüm tebligatlar Mehmet Muhittin Aytek adına çıkarılarak gerçek paydaşın davada taraf olarak yer alması sağlanmamış, adı geçen şahısların aynı kişi olup olmadığı üzerinde de durulmamıştır.
5- Tebligat Kanunu'nun 11. ve Tebligat Tüzüğü'nün 15. maddeleri hükmü gereği vekille takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerekirken, Dairemizin bozma kararı üzerine yeni duruşma gününü bildirir davetiye davada kendisini vekille temsil ettiren davalı Mehmet Ali Ertuna'nın vekiline değil adı geçen davalı asıla çıkarılarak usulüne uygun şekilde taraf teşkili sağlanmamıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere mahkemece paydaşlığın giderilmesine dair verilen kararın Dairemizce bozulmasından sonra bir kısım davalılara yeni duruşma gününün bildirilmesine ilişkin yapılan tebligatlar geçersizdir. Adı geçen davalılara duruşma gününü bildirir usulüne uygun tebligat yapıldıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile H.U.M.K.'nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 08.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy