(6570 S. K. m. 7) (1086 S. K. m. 274)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Uyuşmazlık, iktisap ve işyeri ihtiyacı nedeni ile tahliye istemine ilişkin olup, mahkemece istemin kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
İhtiyaç iddiasına dayalı davalarda tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması gerekir. Devamlılık arz etmeyen geçici ihtiyaç tahliye nedeni yapılamayacağı gibi henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç da tahliye sebebi olarak kabul edilemez. Davanın açıldığı tarihte ihtiyaç sebebinin varlığı yeterli olmayıp, bu ihtiyacın yargılama sırasında da devam etmesi gerekir.
Olayımıza gelince; davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 15.08.2002 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli sözleşme konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık ihtiyaç iddiasının gerçek, samimi ve zorunlu olup olmadığı noktasındadır. Davacı 6570 sayılı yasanın 7/d maddesindeki sürelerden yararlanarak eşinin işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye davası açmıştır. Davalı savunmasında ihtiyaç iddiasının samimi olmadığını, eczacı olan davacının başka yerde bulunan eczanesini buraya taşımak amacıyla gerçekte kendi ihtiyacı için dava açtığını savunarak 02.11.2004 tarihli tanık listesi vermiş ve 28.12.2004 tarihli duruşmada tanıklarının hazır olduğunu bildirerek dinlenmelerini istemesine rağmen mahkemece keşif mahallinde dinleneceğinden bahisle davalı tanıkları dinlenmemiştir. Bu şekilde savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle hüküm kurulması doğru değildir. Mahkemece yapılacak iş davalının tanık listesinde adı geçen tanıkların dinlenmesi için tanık ücreti ve davetiye giderlerini yatırmak üzere davalıya önel verilmesi, verilen önel yerine getirildiği takdirde davalı tanıklarının savunma doğrultusunda dinlenilmesi ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle hüküm kurulması doğru olmadığından kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 22.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy