(1086 S. K. m. 288)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye-alacak davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve kira bedelinin tahsiline ilişkindir. Mahkeme davayı husumetten red etmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının kiracı olduğu taşınmazı 19.8.2004 tarihinde satın aldığını, ihtarname ile bildirildiği halde kiraların ödenmediğini, önceki malikle yapılan sözleşmenin Eylül 2004 tarihinde sona erdiğini, ihtara rağmen süresinde ödemede bulunmayan davalının temerrüt nedeniyle kiralanandan tahliyesini ve 560.00.-YTL kira bedelinin tahsilini istemiştir. Davalı ise davanın tarafı olmadığını dava konusu yerde oğlu İsmail'in kiracı olduğunu ve onun eşyalarının bulunduğunu davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davacı iktisap ettiği taşınmazda davalının kiracı olduğunu iddia ederek iş bu davayı açmış davalı ise taşınmazda kiracı olmadığını kiracının oğlu İsmail olduğunu belirterek kiracılık ilişkisine karşı çıkmıştır. Davalının kira ilişkisinin varlığına karşı çıkması halinde kira ilişkisinin varlığının davacı tarafından ispatlanması gerekir. Yıllık kira miktarı nedeniyle HUMK 288. maddesi gözönüne alınarak bu konuda taraflarca gösterilen delillerin toplanması, gerektiğinde taşınmaza ait su, elektrik ve doğalgaz abonman sözleşmelerinden yararlanılması, gerektiğinde davacı delillerinde yemin delilline de dayandığından bu konuda davacıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılması ve varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davacının delilleri toplanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan nedenle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 12.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy