(818 S. K. m. 260)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkeme istem gibi karar vermiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde müvekkilinin dava konusu taşınmazı satın aldıktan sonra 16.08.2004 tarihinde keşide ettiği ihtarname ile taşınmazı satın aldığını ve bundan böyle 2004 Temmuz ve Ağustos ayları kirasının aylık 400.000.000.-TL'den toplam 800.000.000.-TL'nin ödenmesi istendiği halde davalının yasal süre içinde ödemede bulunmadığını belirterek temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesini istemiştir. Davalı vekili ise ihtarnamenin 17.08.2004 tarihinde muhtara bırakıldığını, cevabı ihtarla hesap numarasının istendiğini, ihtara bile cevap vermediğini elden ödemeleri kabul etmediğini, bunun üzerine 01.11.2004 tarihinde Ağustos-Kasım aylar kirası olarak 1.600.000.000.-TL'nin tevdi mahalline yatırıldığını, davacının kötü niyetli bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Borçlar Kanununun 260. maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle açılacak tahliye davasının kural olarak kiralayan tarafından açılması gerekir. Kiralayanlar birden fazla ise aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan ihtarnameyi birlikte göndermeleri ve yine davayı da birlikte açmaları zorunludur. Kiralayan durumunda olmayan malik veya kiralananı sonradan iktisap eden yeni malikin önceden kiracıya ihbar göndererek kira paralarının kendisine ödenmesini istemesi bu ihbarın sonuçsuz kalması halinde yasal içerikli ihtarname tebliğ ettirmek suretiyle dava açması gerekir. Dava hakkına ilişkin bu husus mahkemece kendiliğinden gözönünde bulundurulmalıdır.
Olayımıza gelince; önceki malikle davalı arasında yapılan 01.11.2003 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Dava konusu yer 19.07.2004 tarihinde davacı tarafından iktisap edilmiştir. Davacı iktisap ettikten sonra 16.08.2004 keşide ve 17.08.2004 tebliğ tarihli ihtarname ile kiraların bundan böyle kendisine ödenmesini ve 2004 Temmuz ve Ağustos ayı kiraları olan toplam 800.000.000.-TL'nin de otuz gün içinde ödenmesini istemiştir. Bu ihtar yukarda açıklanan esaslar doğrultusunda kiralananı satın aldığına ve kiraların kendisine ödenmesi için gönderilen ihbar mahiyetinde olup temerrüde esas alınamaz. Davacı tarafından temerrüde konu aylar kirası için başka bir ihtarnamede bulunmadığına göre davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan nedenle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 19.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy