(6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye-kira alacağı davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, konut ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesi ve kira alacağının tahsiline ilişkindir. Mahkeme kira alacağının reddine ve tahliye yönünden meni müdahale kararı vermiş, hüküm davalı vekili tarafından meni müdahale kararına yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Davacı, kardeşi olan davalı ile aralarındaki kira ilişkisine dayanarak kira alacağı ve konut ihtiyacı nedeniyle tahliye isteminde bulunmuş mahkeme toplanan delillere göre taraflar arasında kira ilişkisi bulunmadığını kabul ederek kira alacağının reddine, davalının taşınmaza haksız olarak el attığından söz ederek taşınmazın tahliyesine karar vermiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 542 parsel sayılı taşınmaz üzerinde özel parselasyon yaptırdıklarını buna göre dava konusu evin 23 numaralı yerde olup davalı tarafından 1989 yılında kendisine satıldığını o tarihten beri de davalının herhangi bir kira bedeli ödemeden oturduğunu, defalarca kendisini evi boşaltması konusunda uyarmasına rağmen evi boşaltmadığı gibi her hangi bir kira bedeli de ödemediğini bildirmiştir. Davalı ise davacı ile aralarında her hangi bir kira ilişkisinin bulunmadığını dava konusu taşınmazda malik sıfatıyla oturduğunu, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davacı, kira ilişkisine dayanarak dava açmıştır. Davalının kira ilişkisine varlığını inkar etmesi halinde kira ilişkisinin varlığının davacı tarafından kanıtlanması gerekir. Taraflar kardeş olduklarına göre davacı aralarındaki kira ilişkisini tanık dahil her türlü delil ile kanıtlayabilir. Davacı bu amaçla tanık göstermiş ancak dinlenen tanık Mehmet Aksöz kira ilişkisinin varlığı konusunda bilgi sahibi olmadığını beyan etmiştir. Mahkeme taraflar arasında kira ilişkisi olmadığını kabul ederek hüküm kurmuştur. Ne var ki hüküm davacı tarafından temyiz edilmediğinden davalı ile aralarında kira ilişkisinin bulunmadığının kabulü gerekir. Mahkemece bu kabul çerçevesinde kira alacağının reddine taşınmazdan tahliyesine karar verilmiş ise de dava sonuç itibari ile tapulu taşınmaza el atmanın önlenmesi niteliğini aldığından uyuşmazlığın genel hükümlere göre çözümlenmesi gerekir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş taşınmazın değerinin belirlenmesi bundan sonra görev hususunun düşünülmesi gerekirken yazılı şekilde davalının tahliyesine hükmedilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenlerle tahliyeye ilişkin olarak bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün tahliye ilişkin kısmının BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 19.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy