(4721 S. K. m. 640)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, önalıma konu payın iptali ve tesciline ilişkindir. Mahkeme istem gibi karar vermiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili, dava konusu taşınmazda 40/240 payın müvekkilinin babasına ait bulunduğunu, diğer hissedarlardan birinin payını davalının 23.03.2004 tarihinde satın aldığını belirterek davalı adına kayıtlı payın iptali ile müvekkili adına tescilini istemiştir. Davalı vekili ise hissenin 40.000.000.000.- TL'ye satın alındığını, tapuda harcı az ödemek için 4.000.000.000.- TL gösterildiğini, gerçek bedel olan 40.000.000.000.- TL üzerinden depo edilmesini ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Önalım hakkının kullanılmasında davacının dayandığı pay elbirliği mülkiyetine konu ise tüm ortakların birlikte dava açması veya birinin açtığı davaya diğerlerinin muvafakat etmesi gerekir. Çünkü bu gibi hallerde 11.10.1982 gün 3/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın tereke adına açıldığının kabulü gerekir. Muvafakat duruşmaya gelip bu konuda beyanda bulunmakla veya imzası noterce onaylı muvafakat belgesi ibraz edilmesi suretiyle yahut davacı adına davayı takip eden avukata vekalet verilmesi ile sağlanabilir. Bu yolda ortakların tümünün muvafakatı sağlanamazsa Türk Medeni Kanununun 640. maddesi hükmü uyarınca miras bırakanın terekesine görevli mahkemede temsilci atanması için davacıya süre verilir. Temsilci davacı dışında biri olursa davacının sıfatı biter davayı temsilci takip eder. Dava hakkına ilişkin olan bu hususun hakim tarafından kendiliğinden öncelikle nazara alınması gerekir.
Olayımıza gelince; önalıma konu payın bulunduğu 89 parsel nolu taşınmazın tapu kaydında davacının kendi adına müstakil pay kaydı bulunmamaktadır. Davacının tapu paydaşlarından İ. mirasçısı olduğu ve davacı dışında başka mirasçıları da bulunduğu dosya içinde bulunan G. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1989/685-1989/663 esas ve karar sayılı mirasçılık belgesinden anlaşılmaktadır. Murisin mirasçılarından bir kısmı davaya muvafakat etmiş iseler de murisin mirasçılarından eşi H.'ın muvafakatı bulunmamaktadır. Bu nedenle yukarda açıklanan esaslar göz önüne alınarak taraf teşkilinin sağlanması ve ondan sonra işin esası hakkında bir karar vermek gerekirken, bu husus göz ardı edilerek taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan nedenle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 21.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy