(4721 S. K. m. 734) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda gün ve numarası yazılı önalım davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içerisinde istenilmekle tarih tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belirli günde davalı vekili Av. İsmail Demirdüzen ve davacı vekili Av. Mehmet Deprem geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava, önalım hakkına konu edilen payın iptali ile davacı adına tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı vekilinin vekalet ücretine ait temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin 729 No'lu parselin paydaşlarından olup davalının sair paydaşların paylarını 26.08.2004 gününde 25.600.000.000 TL bedelle satın aldığını, ancak tapuda bedelin önalım hakkının kullanılmasını önlemek için 76.800.000.000 TL olarak gösterildiğini, davacının önalım hakkını gerçek değer üzerinden kullanmak istediğini belirterek, davalı adına kayıtlı payların iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir. Davalı vekili, payın tapuda gösterilen bedel üzerinden satın alındığını, taşınmazın davalı açısından konum itibariyle önemli olduğunu, bedelde muvazaa yapılmadığını, taşınmazın da paydaşlar arasında taksim edilerek kullanıldığını, davanın reddini, davanın kabulüne karar verilmesi halinde de tapuda gösterilen bedel üzerinden önalım hakkının tanınmasını savunmuştur.
Davacı önalım bedelinin tapuda gösterilen değerden az olduğunu iddia eder, bunu da ispat edemezse iddia edilen bedel ile tapuda gösterilen bedel arasındaki fark üzerinden davalı lehine vekalet ücreti takdiri gerekir. Önalım hakkına konu edilen payların ait bulunduğu 729 No'lu parselde davalı toplam 93/1280 payı 26.08.2004 gününde 76.800.000.000 TL bedelle satın almıştır. Davacı tapuda dava konusu edilen payların değeri 76.800.000.000 TL olarak gösterilmiş ise de gerçek satış bedelinin 25.600.000.000.- TL olduğunu ve satış bedelinde muvazaa bulunduğunu iddia etmiş, muvazaa iddiası kısmen kabul edilerek keşfen belirlenen ve depo ettirilen 34.937.250.000 TL üzerinden önalım hakkının tanınmasına karar verilmiştir. Bu halde iddia edilen bedel ile kabul edilen önalım bedeli arasındaki fark üzerinden davada kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine vekalet ücreti takdiri gerekirken, yazılı biçimde karar verilmesi hatalı görüldüğünden hükmün vekalet ücretine hasren bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 no'lu bentte yazılı sebeplerle önalım hakkının tanınmasına ait hüküm kısmının ONANMASINA, yukarıda 2 no'lu bentte yazılı sebeplerle hükmün vekalet ücretine hasren BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği takdir edilen 450.-YTL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına 20.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy