(4721 S. K. m. 699) (1086 S. K. m. 567)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Uyuşmazlık iki adet taşınmazın ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkeme aynen taksim suretiyle ortaklığın giderilmesine karar vermiş, hükmü davalılardan Hüseyin ve Ayşe Sarıdağ temyiz etmiştir.
Davacı dava dilekçesinde borçlu davalı Coşkun Sarıdağ'ın borcundan dolayı muris Haydar Sarıdağ'dan kalma 431 ve 2211 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki ortaklığın aynen taksim mümkün ise aynen değil ise satış suretiyle giderilmesini istemiş, davalı Hüseyin Sarıdağ vekili ise tapu iptali ve tescil davası açtıklarını bu davanın sonucunun beklenilmesini savunmuştur.
Ortaklığın satış suretiyle giderilmesine ilişkin davalarda taşınmaz üzerinde bulunan bina, ağaç gibi bütünleyici parçanın (muhtesat) kime ait olduğu konusunda uyuşmazlık olup da bunlar üzerinde bazı ortaklar hak iddia etmeleri ve öncelikle bu uyuşmazlığın giderilmesini istemeleri halinde eğer bunların değeri sulh mahkemesinin görevine giriyorsa olay bir hadise olarak, sulh mahkemesinde çözümlenir. Aksi halde o paydaşa görevli mahkemede dava açmak üzere HUMK.'nun 567.maddesi hükmü uyarınca on (10) günlük yasal süre verilmelidir. Yasadan doğan bu süre kesin olup kısaltılamaz ve uzatılamaz. Bu süre içerisinde dava açılırsa sonucun beklenmesi, açılmaz ise o konuda uyuşmazlık yokmuş gibi davaya devam edilmesi gerekir.
1- Dava konusu edilen ve aynen taksimine karar verilen 431 No'lu parselde kura çekilerek tarafların yerleri belirlendiği halde davalı Ayşe'ye hangi bölümün isabet ettiğinin hüküm yerinde belirtilmemesi doğru olmadığı gibi,
2- Paydaşlardan davalı Hüseyin Sarıdağ tarafından diğer bir kısım paydaşlar hakkında asliye hukuk mahkemesinde açılan tapu iptali ve tescil davasının reddine dair kararın temyizi üzerine bu kararın Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nce istemin kabul edilmesine ilişkin olarak bozulduğu dosya içerisindeki Yargıtay ilamından anlaşılmaktadır. Bu dosyada bozma doğrultusunda hüküm kurulması halinde tarafların pay oranları değişeceğinden aynen taksim durumu da değişecektir. Mahkemece tapu iptal ve tescil davasının sonucunun beklenilmesi oluşacak tapu kaydına göre taşınmazın aynen taksiminin mümkün olup olmadığı üzerinde durularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu hususun gözardı edilmesi de doğru değildir. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazların kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 19.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy