(4721 S. K. m. 699) (1086 S. K. m. 38, 73, 569)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Uyuşmazlık, onbeş adet taşınmazda ortaklığın giderilmesine ilişkindir. Mahkemece 7, 16, 72, 85, 162, 450, 480, 509, 510, 511, 522 ve 596 nolu parseller hakkında satış kararı verilmiş, hüküm Orhan, Nurhan, Mustafa, Burhan ve Kenan Yılmaz vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dilekçesinde dava konusu onbeş parça taşınmazın davalılarla aralarında ortak olduğunu, anlaşamadıklarını beyan ederek mümkün olduğu takdirde aynen, olmadığı takdirde ise satılarak ortaklıklarının giderilmesini istemiştir. Cevap veren bir kısım davalılar ise taşınmazların aralarında fiilen taksim edildiğini, elli yıldır buna göre kullanıldığını beyanla davanın reddini talep etmişlerdir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HUMK. nun 569. maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
1- Dava dilekçesinde diğer taşınmazlarla birlikte 18 nolu parsel de dava konusu edilip, tapu kaydı getirtilerek inceleme yapıldığı halde bu parsel hakkında mahkemece olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi,
2- Dava konusu edilen ve satışına karar verilen taşınmazlardan 7 nolu parselin tapu kaydının incelenmesinde taraflardan başka Vesile Yılmaz, Sebahattin Bingöl ve İhsan Bingöl'ün de paydaş oldukları halde davada yer almadıkları anlaşılmıştır. Adı geçenler sağ ise kendilerinin, ölü iseler alınacak mirasçılık belgelerine göre tüm mirasçılarının davaya katılmalarıyla taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulması,
3- Dava konusu taşınmazlardan 65 ve 162 nolu parseller yönünden davacı vekili 23.2.2005 tarihli celse ve 24.3.2005 tarihli keşif zaptında davayı takip etmediğini, atiye bıraktığını beyan ettiği halde, bu beyana karşı hazır olan davalıların diyeceklerinin sorulmaması doğru olmadığı gibi, takip edilmeyen 162 nolu parselin satışına karar verilmesi de doğru bulunmamıştır.
4- Öte yandan kök murisler Mehmet Şirin Bingöl ve Mehmet Nedim Yılmaz'ın mirasçılık belgelerinin ibraz ettirilmeden ve taraf teşkili sağlanıp sağlanmadığı üzerinde durulmadan hüküm kurulması da hatalı olmuştur.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 20.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy