(4721 S. K. m. 699)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan Güldeste Özer tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava; on iki parça taşınmazın ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmesi üzerine hüküm davalılardan Güldeste Özer tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dilekçesiyle dava konusu taşınmazların kullanımı konusunda davalılarla anlaşamadığını beyan ederek, satılarak ortaklıklarının giderilmesini istemiş, cevap veren bir kısım davalılar ise satışa karşı çıkarak, taşınmazların aynen taksimine karar verilmesini talep etmiştir.
1- Dava konusu edilen ve satışına karar verilen bir kısım taşınmazların tapu kayıtlarında hissedar olarak gözüken Şermin Tanık ve Şermin Özer'in, 12.7.2004 tarihli miras bırakan Sıddıka Özer'e ait mirasçılık belgesinde ve dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen Şerife Özer (Tanık) ile aynı kişi olup olmadıkları anlaşılamamaktadır. Adı geçenlerin aynı kişi olup olmadıkları tespit edilmeden, aynı kişi değillerse buna göre taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi,
2- Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 2 nolu bendinde dava konusu diğer parsellerle birlikte 2420 nolu parsel hakkındaki davanın da kabulüne karar verilmesine rağmen, hüküm fıkrasının 3 nolu bendinde dava konusu diğer parsellerin satılarak ortaklığının giderilmesine karar verilirken 2420 nolu parsel hakkında bu yönde hüküm kurulmaması,
3- Dava konusu taşınmazlardan 2421 nolu parsel üzerinde bulunan muhtesatlar konusunda tüm paydaşlarca ittifak bulunmadığı halde, satıştan elde edilecek bedelin tapu kaydı ve mirasçılık belgesindeki payları oranında paydaşlar arasında dağıtılması gerekirken, bilirkişi raporuna atıfta bulunarak oran kurmak suretiyle satış bedelinin dağıtılmasına karar verilmesi,
4-Öte yandan dava konusu taşınmazların satış sırasında değerlerinin belirlenerek bu bedel üzerinden satılması gerekirken hüküm fıkrasında satış memurunu bağlayacak şekilde, keşifte belirlenen değer üzerinden infazı etkileyecek biçimde karar verilmesi; doğru değildir.
5- Dava konusu edilen ve satışına karar verilen taşınmazlardan 385, 1388, 1394, 2949 nolu parseller taraflar arasında elbirliği halinde 86, 1079, 2861, 2865, 2889 ve 2890 nolu parseller ise hem elbirliği hem de paylı mülkiyet hükümlerine tabidir. Satış bedelinin, satışına karar verilen taşınmaz paylı mülkiyet hükümlerine konu ise paydaşların tapudaki payları oranında, elbirliği halinde mülkiyet hükümlerine tabi olması halinde mirasçılık belgesindeki payları oranında, hem paylı hem de elbirliği mülkiyet halinin bir arada bulunması halinde ise tapudaki ve mirasçılık belgesindeki paylar nazara alınarak dağıtılmasına karar verilmesi gerekirken, yalnızca mirasçılık belgesine atıfta bulunularak satış bedelinin dağıtılmasına karar verilmesi de doğru olmadığından hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 20.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy