(1086 S. K. m. 569)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan Muhammet Görçek tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Uyuşmazlık onsekiz adet taşınmazın paydaşlığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece 3, 4, 9 ve 20 No'lu parsellerin aynen bölünmesi suretiyle paydaşlığının giderilmesine, diğer taşınmazlar hakkındaki davanın vazgeçme sebebiyle reddine karar verilmiş, hüküm aynen bölünerek paydaşlığın giderilmesine hükmedilen taşınmazlara ilişkin davalı Muhammet Görçek vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, dava konusu edilen taşınmazların taraflara miras bırakanları İbrahim Görçek'den intikal ettiğini, taşınmazları yıllardır diğer mirasçıların kullandığını, müvekkiline pay vermediklerini, harici girişimlerle de paylaşmanın mümkün olmadığını belirterek, taşınmazların aynen bölünmesi mümkün değilse satışı suretiyle paydaşlığın giderilmesini talep etmiştir. Davalı Muhammet Görçek vekili, bilirkişi raporunda ifrazının mümkün olduğu belirtilen taşınmazlara ilişkin ifrazın ne şekilde yapılacağı konusunda yeniden bilirkişi raporu alınmasını, İbrahim kızı Ayşan'ın mirasçılarının yeniden belirlenmesi için açılan mirasçılık belgesinin iptali davasının bekletici mesele yapılmasını savunmuştur. Diğer davalılar duruşmalara katılmamış ve bir savunmada bulunmamıştır.
Paydaşlığın giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya bir kaçı diğer paydaşlara karşı açar. HK'nun 569. maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçıların davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince; Dairemizin 01.07.2003 gün ve 4799-5018 sayılı kararı ile taraf teşkilinin sağlanmasına yönelik olarak bozulan Batman Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 15.9.1993 gün ve 1991/362 Esas 1993/163 Karar sayılı kararı ile dava konusu edilen 3, 4, 9 ve 20 parsel No'lu taşınmazların aynen bölünerek paylaştırılmalarına karar verilmesinden sonra 8.6.1994 tarihinde Recep Kanar dava konusu edilen 3,4 ve 20 No'lu parsellerde, Ahmet Kanar da 9 No'lu parselde davalı Mehmet Kanar'ın 16/80'er payını satın alarak paydaş haline gelmişlerdir. Bu durumda mahkemenin adı geçen yeni paydaşları davaya dahil etmesi, taraf teşkilini sağlaması ve ondan sonra işin esası hakkında bir karar vermesi yönünden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK. nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 21.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy