(4721 S. K. m. 698, 699) (3194 S. K. m. 15)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalı Ş. Y. tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Uyuşmazlık, altı parça taşınmaz ile bir adet traktörün ortaklığın giderilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece 5549, 5551, 4602, 3565, 5414 nolu parseller ile traktörün satış suretiyle ortaklığının giderilmesine, 1745 parselin ise aynen bölünmek suretiyle ortaklığının giderilmesine karar verilmiş, karar davalı Ş. Y. vekili tarafından 1745 parsele yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın ( ortaklığın ) giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir. Bu nedenle davacının satış suretiyle paylaşma istemesi davalıların aynen paylaşma istemesine engel teşkil etmez.
Paydaşlığın ( ortaklığın ) giderilmesi davalarında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ile imar mevzuatına göre aynen bölüşmenin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Taşınmazın önemli ölçüde bir değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilemez. Keza paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz.
Aynen bölünerek paylaştırmanın ( taksimin ) mümkün olması durumunda bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para ( ivaz ) eklenerek denkleştirme sağlanır. Davada paydaşlar arasında anlaşma olmadıkça hakim kendiliğinden bazı taşınmazların bir kısım paydaşlara, kalanın diğer paydaşlara verilmesi şeklinde aynen bölünerek paylaştırmaya karar veremez.
Aynen bölünerek paylaştırma ( taksim ) halinde teknik bilirkişiye ifraz ( taksim ) projesi düzenlettirilerek bu projeye göre taşınmaz Belediye veya mücavir alan hudutları içerisinde ise Belediye Encümeninden karar alınmak suretiyle belediyeden, Belediye dışında ise İl İdare Kurulundan İmar Yasası ve yönetmeliğine göre bölüşmenin ( taksimin ) mümkün olup olmadığı sorulur. İfraz projesinde kimlere nerelerin verileceği konusunda paydaşlar anlaşamazlar ise hakim huzurunda kura çekilerek belirlenir.
Onay makamından olumsuz cevap gelmesi halinde paydaşlığın ( ortaklığın ) satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi gerekir.
Olayımıza gelince; bilirkişi raporuna göre dava konusu 1745 parselin aynen taksiminin mümkün olduğu açıklanmış ve buna ilişkin olarak harita mühendisi tarafından 19.07.2004 tarihinde taksim krokisi düzenlenmiştir. Taşınmazın köyde olmasına rağmen mahkemece onay makamı olarak belediyeden sorulmuş, belediyece verilen cevabi yazıda taşınmaz köyde olduğundan onay makamının il idare kurulu olduğu bildirilmiştir.
Taşınmazın köyde olduğu anlaşıldığına göre onay makamı il idare kuruludur. Bu durumda mahkemece ifraz krokisine göre taksiminin mümkün olup olmadığının il idare kurulunun onayına sorulması, alınacak cevaba göre hüküm kurulması gerekirken, onay makamının görüşü alınmaksızın karar verilmesi doğru olmadığından kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 26.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy