(818 S. K. m. 256, 260)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı-davacı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av. Mesut Ö. geldi. Davacı ve vekili gelmedi. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Uyuşmazlık, 12.250.000.000 TL kira alacağı ve 7.322.400.000 TL hor kullanma tazminatının tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 5.850.000.000 TL tazminat ve 8.750.000.000 TL kira alacağı olmak üzere toplam 14.600.000.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı vekilinin kira alacağına ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının kiralananda üç yıl dört ay süreli kira sözleşmesi ile kiracı olup, sözleşme süresi bitmeden davalıdan tahliye tarihinin bildirilmesi istenmiş ise davalının bu tarihi sonra bildireceğini beyan ettiğini, davalı tarafından daha sonra sözleşmenin 15.1.2003 tarihinde feshedildiğine dair ihtarnamesinin de davacıya tebliğ edilmediğini, kaldı ki kiralanan bu tarihte tahliye edilmediğinden feshin de geçerli olmadığını, kiralananın da iddia edildiği gibi 1.4.2003 tarihinde tahliye edilmediğini, davacının 16.7.2003 tarihinde kiralananı yeni kiracısına teslim ettirmek için tespit yaptırarak teslim aldığını, ve yeniden 1.9.2003 tarihinde kiraya verebildiğini, yapılan tespitte kiralananın hor kullanılmasından kaynaklanan 7.322.400.000 TL'lik zarar saptandığını, belirterek aylık 3.500.000.000 TL'den Nisan-16.7.2003 arası kira parası 12.250.000.000 TL ve hor kullanma tazminatı 7.322.400.000 TL'nin tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, kiralananın 7.4.2003 tarihinde tahliye edildiğini, daha öncesinde tahliye tarihinin davacıya bildirilmek istenmesine rağmen bu konuda keşide edilen ihtarnamenin davacıya tebliğ edilemediğini, yine de telefonla tahliye tarihinin söylendiğini, tahliye sonrasında kiralanana kiralık ilanının asıldığını, kiracı adaylarının evi gezmesine yardımcı olunduğunu, davalının tahliyeden sonra yaptırdığı tespitte de kiralananda olağanüstü kullanımdan doğan bir zarar ve hasarın bulunmadığının belirlendiğini, davacının ise bu tespitten yaklaşık iki ay sonra tespit yaptırdığını bu süre zarfında kiralanan davacının tasarrufunda olduğundan meydana gelen zarardan davalının sorumlu tutulamayacağını, davacının tahliye tarihinden haberdar olması, kiracının dilediği zaman sözleşmeyi feshetmesinde yasal bir engel bulunmaması, davacının talep ettiği kira parasının da haksız olduğunu, davalının Nisan 2003 ayından tahliye tarihine kadar olan yedi günlük kira parası dışında borcunun bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 1.8.1999 başlangıç tarihli ve üç yıl 4 ay süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede aylık kira 4000 DM olarak belirtilmiştir. Yargılamada aylık kira parasının 3.500.000.000 TL'ye karşılık geldiği tarafların kabulündedir. Davacı, kiralananda kiracı olan davalının kendisine tahliye tarihini bildirmeden kiralananı boşalttığını ve ancak tespit tarihi olan 16.7.2003 tarihinde teslim alınabildiğini iddia etmekte, davalı ise kiralananın 1.4.2003 tarihinde tahliye edildiğini ve 7.4.2003 tarihinde teslim edildiğini savunmaktadır. Taraflar arasında kiralanan anahtarının hangi tarihte teslim edildiği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Kiralananın anahtarının usulüne uygun şekilde kiralayan davacıya teslim edildiğini yazılı delillerle kanıtlama yükümlülüğü davalı kiracıya aittir. Anahtar teslim edilmediği sürece kiralananın kiracının işgalinde olduğunun kabulü gerekir. Atahan Emlak tarafından kiralanana 1.5.2003 tarihinde kiralık levhası asıldığına dair tutanak düzenlenmesi kiralananın bu tarihte teslim edildiğini göstermez. Taraflar arasında yazılı şekilde anahtar teslimine ilişkin bir tutanak düzenlenmemiştir. Davalı da anahtarın teslim edildiğini davacının da imzasını taşıyan bir belge ile kanıtlayamamıştır. Davacı, dava dilekçesinde kiralananı teslim aldığını belirttiği 16.7.2003 tarihine kadar olan kira paralarının tahsilini istemektedir. Mahkeme ise kiralananın 1.5.2003 tarihinde teslim edildiğini kabul ederek bu konuda bir istek olmadığı halde bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde bir aylık onarım süresi kirası ve iki aylık kiralananın aynı koşullarla yeniden kiraya verilebilmesi için geçecek makul süre kira parasına istek miktarıyla bağlı kalarak hükmetmiştir. Bu durumda davalı 29.12.2003 tarihli cevap dilekçesinde ve 5.4.2004 tarihli delil listesinde diğer delillere dayanmak suretiyle yemin deliline de dayanmış olduğundan davalıya tahliye tarihi konusunda yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
3- Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden;
Davalı 29.12.2003 tarihli cevap dilekçesinde dava dilekçesinde istenilen Nisan 2003 ayı kirasından kiralananın tahliye edildiğini savunduğu 7.4.2003 tarihine kadar yedi günlük kira borçlarının bulunduğunu kabul ettiğine göre mahkemece kabul doğrultusunda Nisan 2003 ayına ait yedi günlük kira parasının tahsiline karar verilmesi gerekirken Nisan 2003 ayı kirasının ödendiğinden söz edilerek bu yöndeki istemin reddine karar verilmesi de hatalı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda 1 Nolu bentte yazılı nedenlerle 5.850.000.000 TL hor kullanma tazminatının davalıdan tahsiline ilişkin hüküm kısmının ONANMASINA, yukarda 2 ve 3 Nolu bentlerde yazılı nedenlerle kira alacağına ilişkin hüküm kısmının BOZULMASINA ve Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği takdir olunan 450 YTL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıdan alınmasına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davacıya iadesine, 27.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy