(4721 S. K. m. 698, 699, 676)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Uyuşmazlık, dokuz adet taşınmazın paydaşlığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 318 ada 6 No'lu parsele ilişkin davanın feragat nedeniyle reddine, diğer taşınmazların satışı suretiyle paydaşlığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar I., B. ve M. U. tarafından satışına karar verilen taşınmazlara yönelik olarak temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına, ortaklar arasında miras bırakanlarından intikal eden dava konusu taşınmazlara ilişkin Medeni Kanun'un 676. maddesi gereğince yazılı şekilde düzenlenmiş paylaşma sözleşmesi olmamasına göre temyiz eden davalılar L. B. ve M. U.'ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Paydaşlığın giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalar olup, sonuçta kazanan veya kaybeden taraftan söz edilemeyeceğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinin taraflara payları oranında yükletilmesi gerekir.
Olayımıza gelince; dava konusu edilen parsellerin paydaşlığın giderilmesine yönelik davada davacılar kendilerini vekille temsil ettirmişler ve yargılama sonucu davacılar yararına vekalet ücreti takdir edilmiş ise de yukarda açıklandığı üzere davanın iki taraflı olma özelliği göz ardı edilerek vekalet ücretinden ortakların payları oranında sorumlu tutulmaları gerekirken tüm vekalet ücretinin davalılardan alınmasına karar verilmesi doğru olmadığı gibi, dava konusu edilen taşınmazların aynen bölünerek paylaştırılmalarının mümkün olmadığının bilirkişi raporları ile belirlenmesi üzerine, mahkemece taşınmazların satışı suretiyle paydaşlığın giderilmesine karar verilirken hüküm fıkrasında satışın ne şekilde yapılacağı ve satış bedelinin ne şekilde dağıtılacağına hükmedilmesi ile yetinilmesi gerekirken taşınmazlara satış aşamasında yeniden değer takdir edilebileceği göz önünde bulundurulmadan keşfen belirlenen değerler üzerinden satışına karar verilmesi de hatalı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda ( 2 ) No'lu bentte yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 24.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy