(6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Uyuşmazlık 6570 sayılı yasanın 7/son maddesine dayalı olarak açılmış tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece istemin reddine karar verilmesi üzerine karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dilekçesiyle, davalılardan Ş.'ın aynı belediye sınırları içinde aynı sitede, fiili ve sosyal durumlarına uygun oturulabilir konutları olduğunu belirterek 6570 sayılı yasanın 7/son maddesi gereği davalıların kiralanandan tahliyesini talep etmiş, davalılar ise evlerinin küçük ve üst katta olması, davalılardan D.'ın rahatsızlığı nedeniyle merdiven çıkamaması nedeniyle davanın reddini istemişlerdir.
6570 Sayılı Yasa'nın 7/son maddesine dayanılarak açılan tahliye davasında tahliye kararı verilebilmesi için davalı veya eşine ait olduğu ileri sürülen konutun kiralananla aynı şehir veya belediye hudutları içinde olması ve davalının sosyal durumu, aile nüfus sayısı itibariyle oturmasına elverişli bulunması gerekir. Bu iki koşulun bir arada bulunması zorunludur. Mücavir alanda olduğu halde belediye hududu içindeki yerlerden farksız her türlü belediye hizmetlerinden yararlanılan yerler de bu maddenin kapsamı içinde sayılır.
Davaya dayanak yapılan ve karara esas alınan 15.04.2003 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı, kiralananın bulunduğu sitede davalılardan Ş. adına kayıtlı meskenin bulunduğu iddiasıyla dava açmış bulunmaktadır. 6570 sayılı yasanın 7/son maddesi uyarınca aynı belediye hudutları dahilinde oturmaya uygun meskeninin bulunması halinde bu hal tahliye nedeni olarak kabul edilmiştir. Davalı savunmasında kalbinden rahatsız olup sahip olduğu meskenin üst katta bulunduğunu, inip çıkmasının zor olduğunu savunmuş, mahkemece bu gerekçe ile istem reddedilmiştir. 6570 sayılı yasanın 7/son maddesi hükmü mutlak tahliye nedenidir. Davalının rahatsızlığının bulunması davanın reddine neden teşkil etmez. Mahkemece istemin kabulüyle davalıların kiralanandan tahliyesine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddine karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 24.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy