(1086 S. K. m. 288, 356)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Uyuşmazlık itirazın iptali ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkeme itirazın kabulü ile takibin iptaline, dava konusu yer tahliye edilmiş olduğundan bu konuda karar vermeye yer olmadığına karar vermiş hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde kira alacağı nedeniyle davalılar hakkında tahliye istemli olarak icra takibi başlattıklarını davalıların takibe itiraz ettiğini davalıların itirazının iptalini ve kiralananın tahliyesini istemiş davalılar ise davacı ile ararlarında kira ilişkisinin bulunmadığını dava konusu yerde bedelsiz olarak oturduklarını savunmuşlardır.
Davacı davalıların dava konusu yerde 2000 yılından sonra kira bedeli karşılığında oturdukları iddiası ile davalılar hakkında Karşıyaka 1. İcra Müdürlüğünün 2004/1611 esas sayılı dosyası ile tahliye istemli olarak takip başlatmıştır.
Davalılar ise bu takibe davacı ile aralarında kiracılık ilişkisi bulunmadığı onun yurt içindeki işlerini takip etmeleri karşılığında davacının kendilerinin dava konusu yerde bedelsiz olarak oturmasına izin verdiğini ileri sürerek itiraz etmişlerdir. Taraflar arasında kira ilişkisi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira ilişkisini davacı alacaklı kanıtlamak durumundadır.
Davacı ve davalılardan İsmail Öztürk bacanak oldukları için tanık dinlenemez ancak davacı dava dilekçesinde sair yasal delillere dayandığına göre davacının yemin deliline de dayandığının kabulü gerekir. Mahkemece yapılacak iş davacının kiracılık ilişkisini kanıtlaması bakımından davacıya yemin teklif etme hakkının hatırlatılması davacının yemin teklif etme hakkını kullanması halinde gerekli yemin merasiminin yapılması ve davalının taşınmazda kiracı olduğuna dair yemin eda etmesi halinde mahkemece kiracılık ilişkisinin varlığının kabul edilmesi gerekir. Bundan sonra davacı kira parasının miktarını davalılar ise ödemeyi kanıtlamalıdır. Bu amaçla HUMK 288. maddesi de göz önünde bulundurularak taraflara delillerini ibraz etmek üzere süre ve imkan tanınarak gerekli yasal delillerin toplanması ve varılacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 23.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy